Aşk: Bir İnsanın İçinde Başka Bir İnsan Taşımak

Aşk: Bir İnsanın İçinde Başka Bir İnsan Taşımak

Aşk, insanın kendine bile anlatamadığı duyguların bir başkasında anlam bulmasıdır. Bazen bir çift gözde huzuru bulmak, bazen bir sesin içinde kaybolmak, bazen de hiçbir şey söylemeden anlaşılmayı beklemektir. İnsan aşık olduğunda dünya değişmez belki ama dünyaya baktığı yer değişir. Aynı sokaklar, aynı gökyüzü, aynı günler… Fakat artık her şeyin içinde bir başkasından izler vardır.Peki, aşk nedir gerçekten? Birini her an düşünmek mi, onunla yaşlanmayı hayal etmek mi, yoksa o yanımızda olmadığında bile varlığını içimizde hissetmek mi? Belki de aşk, bütün bu soruların hiçbirine tam olarak cevap verememektir. Çünkü aşk, tanımlandığı anda biraz eksilir. Kelimeler duyguların kıyısına kadar ulaşır ama insanın kalbinde kopan fırtınayı bütünüyle anlatamaz.İnsan bazen birini severken kendini de yeniden tanır. Daha önce bilmediği bir sabrı öğrenir, hiç beklemediği bir özlemle tanışır. Küçücük bir mesajın gününü güzelleştirebildiğini, tek bir sessizliğin saatlerce düşündürebildiğini fark eder. Bir başkasının mutluluğunu kendi mutluluğu kadar önemser. İşte aşkın en güzel yanı da budur belki: İnsanın kendi sınırlarını aşarak başka bir kalbe yer açması.

Yine de aşkı yalnızca acıyla hatırlamak haksızlık olur. Aşk, insanın en sıradan gününü bile anlamlı kılabilen bir duygudur. Birlikte içilen bir kahvede, sebepsizce edilen bir kahkahada, yorucu bir günün sonunda duyulan “Ben buradayım.” cümlesinde saklıdır. Büyük sözlerden çok küçük davranışlarda kendini gösterir. Çünkü sevmek, yalnızca birine güzel sözler söylemek değil; onun kırgınlığını fark etmek, korkularını anlamaya çalışmak ve zor zamanlarında da yanında durabilmektir.
Belki de gerçek aşk, birini kendimize ait kılmak değil, onun yanında kendimiz olabilmektir. Sürekli güçlü görünmek zorunda kalmadığımız, kusurlarımızı saklamadığımız, sustuğumuzda bile sevgimizin eksilmediği bir yerde büyür aşk. İnsanı değiştirmeye çalışmadan, olduğu hâliyle tanımaya ve kabul etmeye cesaret etmektir. Çünkü insan, en çok kendisi olabildiği yerde sevilmek ister.
Sonunda anlıyoruz ki aşk, bir başkasını bulmaktan çok daha fazlasıdır. Bazen kendimizi kaybettiğimiz, bazen kendimize yeniden döndüğümüz uzun bir yolculuktur. Kimi zaman ömür boyu süren bir beraberlik, kimi zaman kalbimizde sessizce taşıdığımız bir hatıradır. Her hâlükârda insana, yaşadığını hissettiren nadir duygulardan biridir.
Ve belki aşkın en güzel tarifi şudur: Bir insanın hayatına girmesiyle dünyanın güzelleşmesi değil, onun varlığı sayesinde dünyanın bütün zorluklarına rağmen yaşamaya değer olduğunu hissetmektir.Çünkü aşk, her zaman birine kavuşmak değildir. Bazen birinin varlığında huzur bulmak, bazen yokluğunda bile ona iyi şeyler dilemektir. Bazen de bütün yaşanmışlıklara rağmen kalbin bir köşesinde sevgiyi incitmeden saklayabilmektir.Belki de insanın en büyük şansı, bir gün kendisini gerçekten anlayan bir kalbe rastlamasıdır. En büyük cesareti ise o kalbi sevmekten korkmamaktır.

REKLAM ALANI
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.