Fabrikalar Geleceğimizi Karanlığa Gömüyor
Karanlık fabrikalar, bir başka deyişle ışığa ihtiyaç duymayan fabrikalar, tamamen otomatik sistemlerle donatılmış ve bünyesinde insanın varlığına ihtiyaç duymayan yapılardır. Günümüz fabrikalarında, parçaları kaldırmak, operasyonu sürdürmek vb proseslerde işlemler tipik insan gücü ile yönetilmekte ve işçilerin çalışması mevcut yapıları gereği bir zorunluluktur. Günümüz tüketim sektörünün aktivitesi ve arz talep arasındaki farkın açılmasını önlemek amacıyla birçok fabrika kendi kapasitelerindeki teknolojinin sağladığı imkanlar dahilinde artan talebin karşılanabilmesi ve fabrikanın kendi finansal gücünü artırabilmek için vardiyalar arasında karanlık üretim yapmaya başladı. Karanlık fabrikalarda ham maddenin fabrikaya girişinden ürünün fabrikadan çıkışına kadar olan sürede yok denecek kadar az insan müdahalesine ihtiyaç duyulur.
Karanlık fabrikalar olarak adlandırılan üretim sistemi, etkileyici ve bir o kadar da düşündürücü bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Karanlık fabrikalar kavramı isim olarak tekniğin ne olduğu konusunda ipuçları vermekte..
► Işık Yok
► Öğle Yemeği Yok
► Tazminat Yok
► Mazeret İzinleri Yok
► İş Güvenliği Problemleri Yok
ve daha birçok yeni madde…
Peki şimdi günümüzde üretim gerçekleştiren normal bir fabrika düşünün.
Karanlık (lights-out) üretim olarak adlandırılan bu sistem kullanıcısına sabit bir üretim çıktısı sunar ve bunu hiçbir insan gücünün yardımı olmadan gerçekleştirir. Karanlık fabrikalarda aktif olarak çalışan hiçbir insan yer almamaktadır. Bu fabrikalarda üretim tamamen robotik sistemlerle gerçekleştirilir. Bu sayede bu fabrikalarda üretim ışıklar kapalıyken de gerçekleştirilebiliyor. Karanlık fabrikalarda gerçekleştirilen üretim sistemi imalatta devamlılığı sağlayan bir otomasyon formudur eğer karanlık üretime insanlar dahil olsaydı otomasyon sistemiyle gerçekleştirilen bu iş, içinden çıkılması güç bir hal alabilirdi.Örneğin; yapılması gereken bir işlev sırasında yüksek sıcaklık, yüksek ağırlıklar, zehirli gazlar veya diğer tüm tehlikeli çalışma koşulları yer aldığında bu işlevleri gerçekleştirmek için insanlar yerine robotlar kullanılarak iş güvenliğinde de sorunsuz bir şekilde işleyiş sağlanmış oluyor.
Yıllardır bize söylenen bazı gerçeklerin içinde yaşıyoruz: Dünya’da küresel ısınma var! Fosil yakıtların kullanımı, orman tahribatları, artan betonlaşma ve sanayileşme karbon salınımını aşırı artırmış, bu durum yeryüzünde sera gazı emisyonuna ve bunun sonucunda küresel ısınmaya sebep olmuştur. İnsan, en eski çağlardan beri hayatta kalabilmek için doğal kaynakları kullanıyor. Ancak son yüzyıllardaki endüstrileşme ile birlikte her geçen gün artan ihtiyaçların karşılanması için atılan adımlar doğal dengeyi bozacak ve dünyamızın sürdürülebilirliği için ciddi tehlike oluşturacak boyutlara ulaştı. Dünyanın geleceğini kurtarabilmek ve sürdürülebilir bir yaşamın temellerini atmak için pek çok kurum, topluluk, aktivist harekete geçmiş durumda. Peki, Endüstri 4.0 bu konuda nerede?
Dijital Dönüşüm Sürdürülebilirliği Mümkün Kılıyor
Dünyada sürdürülebilirlik konusunda çalışmalar yapan pek çok kurum küresel ısınma ve iklim değişikliğini önlemek için mücadele veriyor. Endüstriyel dönüşümün son aşaması olan Dördüncü Sanayi Devrimi’ni uygulayan teknolojiler ise iklim değişikliğine çözüm getirebilir durumda.(1) Çünkü Endüstri 4.0, birbiriyle haberleşen, sensörlerle ortamı algılayan ve veri analizleriyle ihtiyaçları karşılayabilen robotlarla üretimi devralarak daha kaliteli, daha ucuz, daha hızlı ve tasarruflu üretimi gerçekleştirmeyi amaçlar. (2) Ürün ihtiyacının gün geçtikçe artması, dünyanın her geçen gün kaynaklarının tükenmesi, kaynaklarda ve üretimde tasarrufu amaçlamaya sebep olmuş, bunun sonucunda Endüstri 4.0 bu talebe cevap vermeye çalışmıştır. Endüstri 4.0’ın bu sürdürülebilirliği ise artan kaynak üretkenliği ve verimlilik sağlayarak gerçekleşir. Belirli bir kaynak hacminden en yüksek çıktıyı sağlayan, belirli bir çıktı elde etmek için mümkün mertebe en düşük miktarda kaynak kullanan bir sistem geliştirilerek piyasaların öncüsü olabilmek mümkün.
Karanlık Fabrikalar Sürdürülebilirlikte Önemli Bir Adım
Yapay zekâ, 3D yazıcılar ve uzay teknolojisi alanlarındaki ilerlemelerle birlikte bütün nesnelerin internet aracılığıyla birbirleriyle iletişime geçebileceği akıllı üretim, Endüstri 4.0’ın temel taşlarını oluşturur. Nesnelerin birbirleriyle iletişime geçtiği önemli yerlerden biri de akıllı teknolojilerle donatılmış ve hiçbir insan gücünün bulunmaması nedeniyle karanlık fabrikalar olarak da adlandırılan akıllı fabrikalardır. (2) Karanlık fabrikalarda maaş ödeme, işe devamsızlık, verim düşüklüğü ve iş gücünün maliyet unsurlarını oluşturan yemek, ulaşım, sağlık sigortası, hukuki tazminatlar, toplu sözleşme gibi konulara emek harcanmaz.
Fabrikanın ısınma ve aydınlatma gibi enerji tüketimleri ortadan kaldırılarak hem enerji tasarrufu sağlanır hem de iklim değişikliği karşısında karbondioksit salınımı azaltılır. Akıllı fabrikalarda aynı zamanda kendiliğinden yeterli bir tedarikin parçası olarak yenilenebilir enerji kullanılabiliyor. Bu sayede fabrika kendi enerjisini tedarik edip tüketebilir. Sürdürülebilirlik adına çevresel performansa katkıda bulunan karanlık fabrikalarla birlikte iş kazası oranlarının da düşmesi bekleniyor; çünkü iş kazalarının çok yüksek oranda çalışanları etkilediği bilinmektedir. (1) Örneğin Çin’de cep telefonu modülü üreten ilk karanlık fabrikada robotların kullanılmasıyla işçi sayısı %90 azalmış, kusurlu ürünlerin oluşma oranı %25’den %5’e kadar düşmüştür. Bu sebeple karanlık fabrikalar endüstride çığır açan bir değişime sebep olacak ve çok kısa bir süre içinde çoğu üretici firma karanlık fabrikaları tercih edecek gibi görünmekte.
Artan verimlilik: Sistemin tamamen robotik elemanlar tarafından oluşması, hem zaman bakımından çalışma saatinde artışı hem de kusurlu parça oranındaki azalışı sağlayarak fabrika verimliliğini artırır.
► İş gücü maliyetinde azalma: Sistem birçok insanın yaptığı işi tek bir makineye bağlayarak sadece yakıt ve bakım onarım maliyetleri ile fabrikayı işletme olanağı sağlayarak iş gücü maliyetinde büyük miktarda azalma sağlamakta.
► Ekipman işletimini artırmak için iş gücüne duyulan ihtiyacı azaltmak: Sistem insan temelli çalışma durumuyla kıyaslandığında ekipmanların kullanımında ortaya çıkan ölü zamanın ortadan kaldırılmasını sağlamakta.
► Şirketlerdeki yüksek vasıflı çalışanların işlerine odaklanmalarını ve teknik bilgi ve becerilerini kullanabilmesini sağlamak: Sistemin bulunduğu fabrikaların yönetiminde ve sistemin ar-ge kısmında bulunan yüksek vasıflı çalışanların sistem işleyişindeki sıkıntıları, bakım onarım hariç, göz önünde bulundurmalarına gerek olmadığı için çalışanların bilgi birikimlerini daha verimli şekilde kullanabilmesini sağlamakta.
► Enerjide verimlilik sağlamak: Sistem bakıldığı zaman daha çok enerjiye bağımlı gibi görünse de verimlilik arttığı için ürün çıktısı ve kullanılan enerji oranlandığında ürün başına düşen imalat enerjisi azalmaktadır, bu da enerjide büyük oranda verimlilik sağlamaktadır.
► Artan verimlilikle rekabet avantajı: Üretim sektöründe bulunan şirketler için en önemli olan şey hiç şüphesiz aynı sektörde bulunan şirketlerle olan rekabetleridir. Bu rekabette sistem, üretim hızını büyük oranda etkilediği için daha fazla ürün ortaya koyarak daha fazla satış miktarı sağlamakta. Bu ise diğer fabrikalarla rekabette karanlık üretimin yapıldığı fabrikaların bir adım öne çıkmasını sağlamakta.
Kaynakça
► mwes
► elektrikport
► lineshapespace
Fırat, Seniye Ümit & Fırat, Oktay Zihni (2017) Sanayi 4.0 Devrimi Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme: Kavramlar, Küresel Gelişmeler ve Türkiye Toprak İşveren Dergisi, Sayı:114, s.10-23
Yıldız, Aytaç (2018) Endüstri 4.0 ve Akıllı Fabrikalar Sakarya Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi, 22 (2), s.546-556