Hz. Musa’nın Duası

Hz. Musa’nın Duası

Mısır’dan Çıkış ve Medyen’e Yolculuk

“Allah Bazen Seni Kaçtığın Yere Geri Gönderir” “Kasas Suresi”

Hz. Mûsâ aleyhisselâm, Mısır’da bir kavgaya müdahale ederken istemeden bir kişinin ölümüne sebep oldu. Niyeti öldürmek değildi. Fakat netice ağırdı.

Ve Rabbine yöneldi:

REKLAM ALANI

“Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni bağışla.” (Kasas, 16)

Allah onu bağışladı. Fakat ardından Mısır’dan ayrılmak zorunda kaldı. Bir zamanlar Firavun’un sarayında büyüdüğü şehirden, bu defa korku içinde çıkıyordu.

“Mûsâ korku içinde, etrafı gözetleyerek oradan çıktı.” (Kasas, 21)

Ve Medyen’e doğru yürüdü. Medyen’e ulaştığında bir kuyunun başında insanların hayvanlarını suladığını, onların gerisinde ise sürülerini uzak tutmaya çalışan iki kadın gördü. Onlara neden beklediklerini sordu. Kadınlar, çobanlar çekilmeden hayvanlarını sulayamadıklarını ve babalarının yaşlı olduğunu söylediler. Hz. Mûsâ onların hayvanlarını suladı.

Sonra gölgeye çekilip:

“Rabbim! Bana indireceğin her hayra muhtacım.” (Kasas, 24)

diye dua etti.

Medyen Terbiyesi ve Hazırlık Dönemi

İşte bazen insan hayatının en belirsiz yerinde bu duayı eder. Nereye gideceğini bilmez. Ne olacağını bilmez. Ama Allah onun için çoktan bir kapı hazırlamıştır.

Kızlardan biri Hz. Mûsâ’nın yanına geldi ve babasının, yaptığı iyiliğin karşılığını vermek üzere onu çağırdığını söyledi. Hz. Mûsâ onun yanına gitti, başından geçenleri anlattı.

Ve ona:

“Korkma! Zalimler topluluğundan kurtuldun.” (Kasas, 25)

denildi.

Belki de tam burada Mûsâ’nın hayatının başka bir terbiyesi başlıyordu. Çünkü Mûsâ sarayda büyümüştü. Firavun’un sarayını görmüştü. Gücü görmüştü. İktidarı görmüştü. Dünyevî ihtişamın içinde yetişmişti.

Fakat Allah onu Firavun’a peygamber olarak göndermeden önce Medyen’in sadeliğinden geçirdi. Rivayetlerde Hz. Şuayb’ın yanında yıllarca kaldığı, onun kızlarından biriyle evlendiği ve 8 veya 10 yıl çobanlık yaptığı anlatılır. Sarayda yetişen Mûsâ, şimdi koyunların peşinden yürüyordu. Bir tarafta Firavun’un sarayı, diğer tarafta bir peygamberin hanesi ve çobanlık.

Belki de Allah’ın muradı, Firavun’un sarayında büyüyen Mûsâ’yı peygamberlik vazifesinden önce peygamber terbiyesinden geçirmekti. Saray ona dünyayı göstermişti. Medyen ise hizmeti, beklemeyi, emeği, sorumluluğu ve teslimiyeti öğretecekti.

Hz. Şuayb’ın yanında geçirilen yıllar, sadece bir “bekleme dönemi” değildi; Hazırlanma dönemiydi. Çünkü Allah bazen seni gitmen gereken yere hemen göndermez. Önce seni o yere gidebilecek kişiye dönüştürür.

Geri Dönüş ve Yüzleşme

Mûsâ’nın Firavun’un karşısına çıkabilmesi için yalnızca cesarete değil; terbiyeye, olgunluğa, teslimiyete ve Rabbine dayanmayı öğrenmeye ihtiyacı vardı.

Yıllar geçti. Sonra vahiy geldi:

“Firavun’a git. Çünkü o azdı.” (Tâhâ, 24)

İlkinde Mısır’dan korkarak çıkmıştı. Şimdi Allah’ın emriyle geri dönüyordu. İlkinde kendisini korumaya çalışıyordu. Şimdi bir hakikati taşımaya gidiyordu.

Ve belki kıssanın bize söylediği en derin şeylerden biri de budur: Allah bazen seni korktuğun yerden çıkarır, terbiye eder ve sonra yeniden aynı yere gönderir.

Çünkü bazı döngüler ceza değildir. Terbiyedir. Bazı bekleyişler gecikme değildir. Hazırlıktır. Bazı geri dönüşler geriye gitmek değildir. Artık eski sen olmadığını görmektir.

Dikkat edin! Allah, Hz. Mûsâ’yı yıllar önce korkarak çıktığı yere yeniden gönderdi. Kaçtığı Mısır’a, korktuğu Firavun’un karşısına… Ama artık karşısında Firavun’un sarayında yetişmiş eski Mûsâ yoktu. Medyen’den geçmiş Mûsâ vardı. Terbiye edilmişti. Beklemişti. Hizmet etmişti. Çobanlık yapmıştı. Olgunlaşmıştı.

Belki hayatında sürekli aynı insanlarla, aynı duygularla, aynı korkularla, aynı ilişki biçimleriyle karşılaşmanın sebebi de yalnızca “Neden yine ben?” sorusunda saklı değildir. Belki soru şudur: “Bu mesele beni hangi hâle yetiştiriyor?”

Çünkü insan bazen Mısır’dan çıkar ama Mısır henüz onun içinden çıkmamıştır. Mekân değişir. İnsanlar değişir. İsimler değişir. Ama içimizde çözülmemiş korku aynı kaldığında, benzer sahneler yeniden kurulabilir. Bu yüzden hayatındaki tekrarları yalnızca ceza olarak görme.

Belki Allah seni korkunun hükmünden çıkarıp yalnız Kendisine dayanmayı öğretmek için bir Medyen terbiyesinden geçiriyordur. Hz. Mûsâ korkusunu Rabbine söylediğinde Allah’ın cevabı şuydu:

“Korkmayın! Çünkü Ben sizinle beraberim; işitirim ve görürüm.” (Tâhâ, 46)

Belki bugün bulunduğun yer senin Medyen’indir. Belki yaşadığın bekleyiş, sandığın gibi hayatının durduğu yer değil; Allah’ın seni bir sonraki vazifene hazırladığı yerdir. Çünkü bazen kader seni kaçtığın yere yeniden getirir. Ama seni oraya eski hâlinle bırakmak için değil, artık aynı kişi olmadığını göstermek için. Yalnız Allah’tan korkman içindir. Allah geriye kalan tüm korktuğun şeylerle yüzleştirir ki O’ndan başkasından korkmayı bırak diye…

🌿 Niyetim:

Allah’ım, korkularımın beni yönettiği yerleri bana fark ettir. Kaçtığım meselelerin ardındaki dersi görmeyi, korkuya teslim olmak yerine Sana dayanmayı nasip et. Hayatımda tekrar eden döngülerde neyi öğrenmem, neyi bırakmam ve hangi yönümü olgunlaştırmam gerektiğini bana kereminle lütfunla göster. Hayatımdaki Medyenleri fark etmeyi nasip et. 💙

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.