İçin Şahidi Azize \ Berna ÖNER
İçin Şahidi Azize
Göz kapaklarımda bir ağırlık var
yorgunum diyemiyorum
üzgünüm
kırgınım
diyemiyorum
diyemem de zaten
Zehra yarım kalmış bir hikâyenin
baş karakteri
Zarifoğlu boşuna demezdi!
“şairin ölümü de zariftir.” diye. .
Sait Faik gibiyim bu aralar,
“yazmasaydım yenilirdim” misali..
güneşin dahi ısıtamadığı içimin sokağında,
üç kişilik, beş kişilik ruh halleriyle
savaş veriyorum.
bu sefer kıyafetlerim de var
rüyalardan..
bir martıyım denize küsen
kanatsızlardanım,
kanatlılara uçmayın diyemedim
aksine uçmak hakkınız dedim de uçtular
hatta ben eşlik ettim uçmalarına…
eğer konsaydılar yenik düşebilirdim
ben sessiz simit satanlar kadar
güçlü değildim
gitmeyi tercih ettim
şimdilerde sessiz yankılar var
azize demişti bana
bu demler yüreğiniz incinecek diye…
ey içimin şahidi azize’m!
hüznün güzelliğini terk etmek istiyorum
bendim terk etti zati
ara ara rüzgarlar uzunca saçlarımı estirtiyor
saçlarım gözlerimin yeşilini örtüyor da
göremiyorum ben
kendime isyan ediyorum
bir şiir var ara ara onu okuyorum da uslanıyorum
ama yine de yalpalanıyorum
şairliğimi kabul etmiyorlar
hüznümü, yorgunluğumu kabul etmiyorlar
üşüyemiyorum
üşüdüm diyemiyorum
neyse ki kedim var
turuncu benekli bir kuşum var
pencerem de reyhanlarım…
içimin şarkısı var ara ara dinlediğim
hala ayakta durmak için bir kaç nedenim var
trafik ışıklarını tamir etmeliyim mesela
kazaları önlemeliyim
ah be azize!
yine şiirin azizliğine uğradım da bir sürü yazdım hüzne
hâlbuki ki sen bilirsin sağ yanağımdaki hafif gamzeyi
final verdim hakikate yolculuk için,
“bir zorunluluktu ki, galibiyeti de mağlubiyeti de elem verdi”
diyebiliyorum yalnızca
bazıları inanmasa da
bazıları inanıp hafife alsa da
ve bazıları az az inansa da
ben tüm kalbimle inanıyorum
inanıyorum işte
inanıyorum da inanıyorum azize.
söyle o yankılara
tez zamanda sustursunlar zalim yankılarını
bilmiyorlar mı ki inciniyor kandan, candan.
Berna ÖNER