İnsan Öyle Yaşar \ Erdal ŞAHİN

İnsan Öyle Yaşar \ Erdal ŞAHİN

İnsan Öyle Yaşar

Bu hafta siz değerli okurlara bir kitap tanıtımında bulunmak istedim. Bu kitap Ercişli değerli yazar dostum ağabeyim Yılmaz ŞİT’ in “İnsan Öyle Yaşar” adlı ilk kitap çalışması. Kitap, 2017 yılının ilk aylarında Serencam yayınlarından basılıp raflardaki yerini almış ve okuyucusuyla buluşmuştu. Benim de merakla ve heyecanla beklediğim bir kitaptı ve çıkar çıkmaz da bir vesileyle edinip elimden düşürmeden bir iki oturuşta okuyup bitirmiştim. Kitapla ilgili notlarım kısaca şöyledir.

 Yazarımız, kitabının ismini ünlü Rus yazar ve edebiyatçı Dostoyevski’nin “İnsan Neyle Yaşar” kitabına nispetle “İnsan Öyle Yaşar”  koymuş. Bir anı kitabı olmasına rağmen kitapta kullanılan dil kitaba farklı bir anlam yükleyerek, aslında bir köy özelinde Yünören (Xarxüs ) belki de tüm doğu köylerine şamil kılınabilecek sosyolojik bir gözlem, bir analiz ve gerçek bir tarihi veri ihtiva eden özgün bir deneme çalışmasıdır, diyebiliriz. Zira kitapta anlatılan konular portreler doğu köylerinin hemen hepsinde var olan, karşılaşılabilen yaşanmış ve yaşanabilecek gerçekleri ihtiva ediyor.

REKLAM ALANI

Kitabın ilk sayfalarında “ ilerleyen yaşında bana böbreğini vererek beni ikinci kez doğuran anneme” diyerek, okuyucuyu derinden sarsan bir ithafla başlıyor. Ve kitabın sayfaları arasında gezinirken insan tarihe bir yolculuğa çıkıyor gibi bir hisse kapılıyor. Kitap beni sanki otuz yıl önceki çocukluğuma ve çocukluğumun geçtiği köy ortamına yolculuğa çıkardı, o döneme götürdü, o dönemin insanlarıyla yaşantılarıyla yüzleştirdi.

 Yazarımız otuz- kırk yıl öncesinin bir köyünde (ki bu doğup büyüdüğü ve bu olaylara şahitlik ettiği köydür) buradaki yaşanmışlıkları, acıları, mahrumiyetleri, aşkları, samimiyeti, yardımseverliği, insanlar arası ilişkileri, doğayı, mekânı, zamanı, portreleri ve doğallığı o kadar güzel ve yalın bir dille ifade ediyor ki insan sanki TV karşısında oturmuş da bir film, bir belgesel seyrediyormuş gibi canlı, canlı ve daha da ötesi bunları birebir yaşayarak kendisini bu hayatın içinde hissederek yaşar, görür ve şahit olur. 

Yazarımızın kitabında anlattığı portreler hikâyeler olaylar birer hayal ürünü kurgular değildirler. Bunlar tamamen yaşanmış kimilerine bizzat kendisinin şahit olduğu ve yaşadığı, kimilerini de büyüklerinin anlattığı ve onunda bir araya getirip kelimelerle resmini çekip biz okuyuculara sunduğu hayatın bir döneminin gerçek yaşanmışlıklarıdır.

Değerli yazarımız kitabında daha modernizmin girmediği, uğramadığı bir yaşam beldesindeki bir köydeki hayatın doğallığından bir avuç hikâye devşirir bizlere. Kırk yıl öncesinin dünyasının küçük kuytu bir doğu köyünde tarihinin tozlu raflarından gün yüzüne çıkartır. Yazarımız elektriğin yolun televizyon ve telefonun velhasıl şimdi mevcut olan pek çok teknolojik alet ve aygıtın olmadığı bulunmadığı bir ortamda bir vasatta insanın neyle ve nasıl yaşadığına dair pek çok örnekler verir ve İnsan Öyle Yaşar der.

Kitap bir anı, bir hikâye, bir otobiyografi, bir tarihi belge, bir adap ve bir belgesel niteliğinde çalışmadır, diyebiliriz. Şimdinin dünyasında hayatımızın her anına giren ve aslında hayatlarımızı kolaylaştırıp bizi mutlu etmeleri gereken o kadar teknolojik araç aygıt mevcuttur ki ancak bunlar her nedense mutluluk değil daha çok mutsuzluk ve huzursuzluk getirmiş durumda. Bu çalışma gösteriyor ki geriye gidildikçe yani daha az şeye eşyaya alet, edevata teknolojik ürüne sahip olundukça sanki mutluluk ve huzur daha çok görülüyor.

Öyle veya böyle, insan kendisine emanet olarak verilen hayatı yaşar ve vakti dolunca da göçüp gider bu geçici mekândan, bu gurbet diyarından. Herkes kendi hikâyesini bulunduğu zamanda mekânda yaşar ve herkes aslında hikâyesinin başrol kahramanıdır. Elbette aslolan insanın nasıl ve niçin yaşadığıdır bu geçici hayatı. Önemli olan bu hayatı mutlu huzurlu ve gayeli yaşamaktır, bu yüzden insanın özellikle modern çağdaş insanın yaşam şekillerini kalitesini sorgulaması lazım. İşte bu çalışmadan öğreniyoruz, demek ki insan tüm olumsuzluklara rağmen aslında öyle veya böyle yaşar ve güzel de mutlu da yaşar, yaşayabilir.

Evet, kırk yıl öncesinin bir köyünde tüm olumsuzluklara rağmen hayatın, yaşamın nasıl olduğunu ve insanların neyle nasıl yaşadığını, merak etmek isteyen oradaki aşklara kavgalara insanlar arası güzel ilişkilere vakıf olmak isteyene İnsan Öyle Yaşar’ ı okumalarını tavsiye ederim…

Erdal ŞAHİN

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.