İnsanlık Hâli \ Fuat OSKAY
İnsanlık Hâli
Kusursuzluğun müddeisi değilim. Kulum. Eksiğim. Tamamlanırım. Kibrim acziyetimden. Korkularım, kuşkularım var benim, sonu gelmeyen yalnızlıklarım.
Bin defa durulansam sularında billur ırmağın, kesilmez iflahım. Yeniden kirlenirim. Yol yürürüm, yoldan çıkarım, beşerim; çünkü şaşarım. Kırılırım. İncinirim. İncitirim. Kırıldığım yerden kendimi onarırım.
Koşarım. Çokça düşerim. Ellerimden tutup düştüğüm yerden kendimi yeniden kaldırırım. Hayatı, evreni anlamlandırmaya çalışırım. Sorularım var. Sorunlarım. Beynimi kemiren nice sorular karşısında dilsiz kalırım.
Bazı bazı unutup maksadını âlemdeki varlığımın, aynada gördüğüm devi ben sanırım. Devranı dilimler, tıfıl, genç, ihtiyar olurum; kalemin ucunda satır satır yazılan kitap diye okunurum.
Kör kalırım perdenin arkasına çoğu zaman, küçücük bir tebessüme çarçabuk bağlanırım. Gün olur doğru bildiklerimin kızgın ateşinde dağlanırım. Kanarım için için. Yanarım. Çıramı, közümü, odunumu yanımda taşırım.
Suçluyum. Gönlüm katı olduğundan cürmüm bana ibadet görünür. Kurulsa lakin mahşerde mizan; kefede tartmaya meyletmez. Her insanım. Beni kendimden iyi tanırım. Kurutulmuş balçıktan yaratıldım, karışık bir nutfeden.
Asra yemin olsun aldanırım. Nefsi keskin bıçağa ram, makamı makam üstündeki kul İbrahim dahi tatmin olsun diye kalbi, izahat istememiş miydi hilkatin hikmetinden? Akıl tek kılavuzu kabul ediliyor çağın. Burnunun eşiğine kadar varamıyorsa yok sayılıyor kokusu sümbülün, bağın.
Dişleri arasında öğütülsem çark -ı devranın, başucumdaki ziyanın kapatsam kapağını ziyanda kalırım.
Tedirginim. Yorgunum
Issızım. Zaman/sızım
Yarılsın gök kubbe, üstüme kapanıp ağlasın bulutlar.
Islansam her hücremden sırılsıklam, katre katre akıp gitse üzerimden damlalar. Yıkıp bendimi bulsam benden içre olan beni; belki o zaman nihayete bir kıyam durur yangınım…
Fuat OSKAY