İnsanlık Ölmüş Mamoste \ Barış KUL
İnsanlık Ölmüş Mamoste
Kasırgalar hortum oldu içimizde
yaprak olup savrulduk ağaç diplerine…
sarmaşıklara sarılmayan bir hiç olduk
her ananın leblerine
sübyan çocuktuk hayatın her anında
aşka uzak mevsim devşirdik, acılarımıza
insanlık ölmüş mamoste
büyük adımlar, koştuk ve koştuk
soluğumuz Filistin koktu
baldırımıza kan dolana kadar koştuk
gök kuşağı yağmura gebe
sahi güneş nereden doğuyor
kulakları sağır eden Kudüs sokakları
gözleri kör eden ölüm senaryoları
her ananın ağzında, beddua feryatları
insanlık kör, insanlık hüsran gezer şimdi
insanlık ölmüş mamoste
yanmıştı ana’nın sema’ya açılan avuçları
düşerse umut, sol’um düşecekti.
Filistin kör kütük
kurşun yabancı değil bu adreslere
yanacaktı her ananın yüreği
kundakta büyüttüğümüz emek
gül yaprakları ve barış
sukut çığlık kokar
feryadı yapıştırıp sevginin dudaklarına
güneşi yeniden barıştırmaktı
gölgenin sıcaklığında
insanlık ölmüş mamoste
göç etti büyüttüğümüz güvercinler
her yavrunun ağzında zeytin dalı
ve kurumuş kökünden insanlık
Van’dan çıktık çok zaman
İstanbul uzaktı içimize
siyahı bir cinayet örtüsü gibi
verdi bize karanlıklar
faili meçhul değildi artık zanlının
Filistin, kursağından vuruluyordu
bebeler toprakla seviyordu ana göğsünü
insanlık ölmüş mamoste
dünya talan yeri mi…!
kundak kefen kokuyor
İsrail soluk kesiyor
sevgiyi veremedik çocuğun rüyalarına
hayallerine balon iliştirip
asmadık özgürlük anıtına
çocuğu yaşatamadık, hayatı tutmaya
zamanı kuramadık, sevgiyi paylaşmaya
oysa biz çok adamlardık…!
koştuk koştuk düştük
insanlık ölmüş mamoste
Barış KUL