Küresel Barış Ve Adalet \ Berna ÖNER

Küresel Barış Ve Adalet \ Berna ÖNER

Küresel Barış Ve Adalet

Zaman kendini sudan saymışçasına hızlı ilerliyor.  İmkân ise her geçen günü nimet bilerek güzelliklerinden faydalanmaya gayret ediyor. Hızlı akan zaman ve artan imkânlarla küreselleşen dünyanın gittikçe bir köye dönüştüğü zamanları yaşıyoruz. Hatta ziyadesiyle dünyayı bir köy haline getirdik, diyebiliriz. Çok uzak mesafelere dahi, evimize girer gibi dâhil olabiliyoruz.

Günümüz teknolojisi, evleri dip dibe olan insanlar gibi tüm dünya köylülerini birbirlerine yaklaştırdı. Bu yakınlaşma kendisiyle beraber birçok kavramı, kültürü, yaşam ve giyim tarzını ortak renklere bürüdü. Farklı din ve düşünce mensuplarını dahi, kimliklerini aşikâr bir biçimde belli etmeden bilmeyebiliyoruz. Bu duruma birçok bakımdan olumlu olarak bakabiliriz. Örneğin, ulusal ve uluslararası arkadaşlık ve kardeşlik algılarının genişlemesine sebep olan bu husus, öyle ki bir insan kalbini öteki insan kalbine dokunur nitelikte güzellikleri yaşatabilmektedir. Sınırları, statüyü ve ayrımcılığı da ortadan kaldırmaya aday durumda. Fakat bu beklentiler küresel dünya sakinleri için olumlu gözükse de hiç kuşkusuz küresel çapta birçok problemi de beraberinde getirdiği aşikârdır.

REKLAM ALANI

              Küresel bazda getirdiği bir problem ise; insan zihnini ve kalbini bu soruyla baş başa bırakıyor. Küresel bir bütün olan tablonun renklerinin böyle bir gerçeği var. Fakat aynı renklere bürünen, giyim ve yaşam tarzı olarak aynı olma yolunda ilerleyen küreselleşen dünya sakinleri için, adaletin terazisi neden aynı oran da tartmıyor? Adaletin terazisi birbirinden farklı mı tartıyor? Mazlum coğrafyaların sesleri tüm yürekleri sızlattığı; zulme uğrayan coğrafyaların sesleri ise kulakları sağır etmekte olduğu halde dünyanın hâkim devletleri ve milletleri neden bu yürekleri sızlatan, kulakları sağır eden çığlığa, acılara kör, sağır ve duyarsız kalmaktadırlar?

Küresel dünyanın sakinleri için barış, adalet, hak ve özgürlükler birbirine eşit olmasa dahi birbirine yakın bir adalet sistemi içinde işlemesi gerekmez mi? Küresel bir barış ve ortak bir yaşam alanı içinde tüm insanlığa gerekli olan adalet ve hak herkes için olması gerekmez mi? Bu anlamda adalet kavramın yaşamanın ve idrak etmenin uygulayıcısı ve örnek teşkil etmesi bakımından aklımıza Bilge Kral Aliya İzzet Begoviç gelmelidir.  Bilge Kral’ın ifade ettiği gibi “Hukuk benim için sadece meslek değil inancım,  yaşam tercihim ve hayat felsefem.”  sözleri tüm küresel dünya sakinleri ve liderleri için bir şiar kabul edilmelidir.  Çünkü yaşamla iç içe bir hukuk anlayışı toplumların her bir ferdinin hakkını koruyacaktır. Özelin hakkını genele, genelin de hakkını özele yedirmeyecektir. Üstünlerin hukuku değil hukukun üstünlüğü olacaktır. Kısaca hukuk her bir ferdin bütününe hak tanıyacak küresel dünya sakinlerinin huzur ve adalet sistemi olacaktır. Ebetteki bu sistemin temelinde herkes için adalet vardır. 

            Küresel barış içerisinde yaşamamız için gerekli olan adalet kavramını da şu şekilde bir benzetme ile ifade edebiliriz. Örneğin kış ayında gürül gürül yanan bir soba düşünün, etrafında yürekleriyle beraber ısınmak isteyen insanlar… Sobaya yakın duran kişilerin bedeni yanar, sobadan uzakta duran kişilerin bedeni ise yeteri düzeyde ısınamaz, belki üşür. Eğer küresel barışa bir sistem kılıfı giydirmek istersek soba örneğinde olduğu gibi küreselleşen dünya sakinlerini sobaya çok yakın oturtup yakmamalıyız; fakat sobadan da uzak tutup ısınmasına engel olacak şekilde soğuktan hasta olmasına da izin vermemeliyiz.

Devlete ve  topluma; adalet, ahlak ve toplumsal hasiyet ile bakan Bilge Kral Aliya İzzet Begoviç görüş, düşünce ve hasiyetimizi diri tutmalıyız. Adalet toplumun güven inancıdır, varlığının ve huzurunun sözleşmesidir. Dünyayı mavi renkli sıfatından alıp daha iç açıcı bir maviye taşımak   hiç kuşkusuz ki adaletle olacaktır.

Adalet bir  diğer anlamıyla da, tüm insanlığın sahip olduğu haklarından yararlanmasıdır. O halde diyebiliriz ki, “hızla küreselleşen dünyada küresel bir barış için küresel bir adalet sistemi şart olmaktadır.”

Berna ÖNER

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.