Masal \ Fatma POLATCAN

Masal \ Fatma POLATCAN

Bir varmış bir yokmuş, develer tellal iken, pireler berber iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallarken bir memleketin birinde bir padişah varmış. Padişah ötekiler gibi tacın tahtın meraklısı değilmiş. Memleketi çok güzel bir düzene kavuşturmuş. Herkesler ondan memnunmuş.

Yalnız, padişahın bir derdi varmış. Allah ona mal mülk vermiş ama yerini tutacak bir evlat vermemiş. Bir gün, ne yaparım ne ederim diye düşünürken Van’da bir hocanın olduğunu ve suyundan içen herkesin muradına erdiğini duymuş. Padişah hanımını da alıp yollara düşmüş. 40 gün 40 gecenin sonunda  yorgun halde Van’a ulaşmış Tabii bunu duyan hoca mutluluktan ne yapacağını bilememiş. Yemekler, ziyafetler hazırlanmış padişah için. Padişah eve varır varmaz ziyafet başlamış. Davullar, zurnalar çalmış. Masalar et yemekleriyle donatılmış.

Yorgun olan padişah buna hayır diyememiş. Herkesle kaynaşıp gülüşmüş. Akşam herkes evine varınca hocaya derdini anlatmış. Hoca sabah olur olmaz duayı yapacağını söylemiş. Gece padişah için 40 yıla bedel olmuş. Padişah sabah yine çok güzel bir ziyafetle karşılaşmış. Bol çeşitli Van kahvaltısı sunulmuş önüne. Padişaha bir de Van kedisi hediye edilmiş. Kahvaltının ardından padişah hoca efendi ve sultan bir bahçeye geçmişler.

REKLAM ALANI

Hoca efendi duayı yapıp bir tas suyun içine koymuş ve Sultan’ın suyu içmesini istemiş. Sultan bir yudum alır almaz  Van kedisi eline atlamış ve su yere dökülmüş. Su yere dökülür dökülmez bahçenin etrafını su almaya başlamış. Bu su büyüdükçe büyümüş ve padişah ve oradakiler evde mahsur kalmışlar. Hoca efendi ne dua ettiyse tutmamış.

Tabi suyu içen Sultan hamile kalmış. Padişah mutlu olmuş olmasına ama evde  mahsur kaldıkları için çok üzülürmüş.

Bir gün sultan suyun dibinde dua ederken bunu oğlu duymuş ve gölde yüzen inci kefali balığıyla konuşmuş. Gidip halka haber vermesini istemiş. İnci kefali bir şartla gidip halka haber vereceğini söylemiş. O da doğar doğmaz adının hoca efendinin kaldığı eve verilmesiymiş.

Oğlu bunu kabul etmiş ve İnci kefali hemen gidip halka haber vermiş. Halk hoca efendinin evine varıp padişahı kurtarmış. Padişah bu iyiliğin karşılığında hepsine altınlar, hediyeler dağıtmış. Karısı hamile kalan padişah memleketine geri dönmüş. 9 ay geçmiş dünyaya nur topu gibi bir oğlan gelmiş dünyaya. Dört yana haberler gitmiş. Meydanlar kurulmuş. Davullar zurnalar çalmış. Tam 40 gün kırk gece şenlik olmuş. Yiyip içmişler.

Padişah oğlunun adını da Akdamar koymuş ve Van’a da hoca efendiye de haber verilsin. Kaldığı yerin adı Akdamar olsun demiş. Hoca efendi de kabul etmiş. Böylece yıllar boyu Akdamar diye anılmış.

Gökten elmalar düşmüş, kimin ne muradı varsa onun başına…

Fatma POLATCAN

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.