Mavi Misali Dostluk \ Fatma Zehra POLATCAN

Mavi Misali Dostluk \ Fatma Zehra POLATCAN

Mavi Misali Dostluk

 Dost… Dört harfle yazılan ama sayfalara, kitaplara hatta yüreklere sığmayan en değerli varlık. Sevgi, saygı, huzur, mutluluk, aşk… Size edilecek en güzel dua bir dostunuz ya da sizi iyi hissettiren birinin var olmasıdır.

                “Çok dostunuz olsun “deseydim bu defa dost özel olmaktan çıkar arkadaş tanımına girerdi. Dost ilmek ilmek yüreğimize işler, sonra bir bakmışız ki sevgisinden bedenimiz sıcacık olmuştur. Ve o sıcaklığı sadece o soğutabilir. Kendi elleriyle bizi ona bağlar yani. Hem de öyle bir bağlar ki ölümün olduğu bu dünyada Allah’tan, ondan önce ölmeyi dilersiniz. Bu biraz bencilliktir belki ama onun sesinin, kokusunun, gülüşünün olmadığı bir hayatta bir saniye bile yaşamak istemezsiniz. Dostunuz yoksa o zaman eksilir, yarım kalır her şey.

REKLAM ALANI

                Dost bir periyse değneği onun dilidir. Değneğiyle istediğini yapar. Bazen farkında oluruz bazen de olmayız. Eğer gerçek bir dostsa karşımızdaki değnek bizi hep iyiliğe, güzelliğe yönlendirir. Bazen kırdığını düşünürüz ama bu öyle değildir. Sonunda anlarız ki mutluluğumuz için yapmıştır bunu. Çünkü bizim mutluluğumuz onun mutluluğudur.

                İlla ki canlı biriyle mi dost olunur? Hayır. Bence insana kendini çok iyi hissettiren duyguların toplamıdır dostluk. Bana da iyi gelen dostlarım var. Annem, çilek kokulu dostum Neslihan ve bana kendimi her zaman iyi hissettiren huzurum mavi… Şimdi size en değerlilerimi anlatacağım.

                Her şeyden ve herkesten önce annemle dost oldum. Çünkü o gökyüzünden yeryüzüne inmiş bir melektir. Melekten daha güzel bir kelime bulamıyorum ona. Güldüğünde dünyalar benim oluyor. Üzüldüğünde de dünyam yıkılıyor. Anneler dokuz ay boyunca değil yaşadıkları sürece bizim ağırlığımızı içlerinde taşıyorlar. O ağırlığa rağmen bizden bekledikleri tek şey ona olan sevgimizin hiç bitmemesi, günbegün artması…

                Yüreği huzur kokan ve mutluluğu yanında bulduğum insandır Neslihan. Hani insan aşık olduğunda sevdiğinden başka gözü kimseyi görmez, herkese kör olur ya benim de Neslihan’a olan sevgim öyle . Bir tek onun o tatlı gülümsemesi ısıtıyor içimi. O benim için bir dünya dolusu aşk. Onunla nefes aldığım her gün için binlerce şükür Allah’a.

                Aynı okulda okuduk biz. Ama lisede yollarımız ayrıldı yurtta devam etti okumaya. Ben ise ailemle. Benim için çok zor günlerdi ondan ayrı kalmam. Hani insan küçüklüğünde en sevdiği oyuncağını kaybettiğinde kendini yarım hisseder ya ben de öyle hissediyorum. Ama zaman her şeyin ilacı ve ben onun yokluğuna birazcık da olsa alışmıştım.

                Çok vefalıdır Neslihan. Her zaman yanımda olur. İyisiyle, kötüsüyle attığım her adımda arkamda durur. Beni her zaman iyiye yöneltir. Kötü günlerimde elimden tutup yüreğime sıcacık yapan yine odur.

                Onunla hayat anlamlıdır bana. Birlikte yediğimiz yemeğin tadı başka güzeldir. Beraber adım attığımız yollar daha özeldir. Onunla güldüğüm her saniye daha kıymetlidir. Bazen onun o tatlı gülüşünde kaybolmak istiyorum. Ben sadece ona ölmek istiyorum. Beni öptüğü zaman dünyanın en mutlu insanı oluyorum. Öpmek değil beni bu kadar mutlu eden… O beni yüreğimden öpüyor ve yüreğime sinen kokusu hiç bitmesin istiyorum.

                Nasıl da tutkuyla bağladın beni kendine buram buram mavi kokan kadın. Sahi mavi gökyüzünün değil miydi? Nasıl indirdin böyle yeryüzüne? Sonbaharı bile sen güzelleştirdin bana. Sonbaharda esen sevgi rüzgârlarını sen saldın yüreğime. En sevdiğim çiçeği bile sen güzelleştirdin bana, papatyam, deyişinle.

                Gözlerimin dilinden anlıyor musun beni? Dilim susuyor bakma öyle kelimelere. Bu benim susmuş halim. Yüreğimi duyman gerek. Sen benim boğulduğumda, nefes alamadığımda sığındığım yıldızımsın. Sen benim her zaman biricik dostum olarak kalacaksın.

                Ve sadık dostum mavi. Renklerle de dost olunmalı bence. Çünkü onlar hayatımızı güzelleştiren, hayata başka gözlerle bakmayı öğreten, cansız bir varlığa bile anlam katmamıza sebep olan güzel şeylerdir. İlla ki her insanın bir rengi vardır. Onu tanımlayan, sebepsiz yere ona mutluluk katan. Benim de huzur bulduğum bir renk var. O da mavi. Dediğim gibi mavi huzuru içime işliyor. Kalbimin en derinine aşkını aksettiriyor. Tüm dertleri ve sevinçleri içinde barındırıyor. Her tonuyla insana açıyor içini. Ben ne zaman yalnız hissedersem maviye koşuyorum. Çünkü biliyorum ki beni bıkmadan dinliyor. İnsanlardan daha vefalı mavi. Denize gidip saatlerce oturuyorum dibinde. Bazen saatlerce konuşuyorum. Kendi kendime değil mavi ile. Bazen de sessizce içimden anlatıyorum. Çünkü biliyorum, o da annem gibi, Neslihan gibi ben sussam bile beni içimden anlıyor.

                Bence insanlara mavi ile dua edin. Mavi gibi temiz ve huzurlu olsunlar. Yürekleri mavi gibi saf ve masum olsun. Gözleri mavi gibi aşk dolu ve aydınlık baksın. Kalpleri mavi gibi özgürlük koksun ki güzel sevsinler. Ve mavi gibi vefalı olsunlar. Siz sussanız bile sizi içten anlayacak, verdiğiniz sırlara gözü gibi bakacak vefalı bir dostunuz olsun.

                Benim canımdan çok sevdiğim dostlarım var. İyisiyle, kötüsüyle sevdiğim dostlarım. Her zaman yanımda olan annem, pamuk şekeri misali rengiyle ve tadıyla gönlüme işleyen canım arkadaşım Neslihan ve huzurum mavi.

                Ben hepsine de vefalı oldum, olacağım da. Size edeceğim en güzel dua vefalı dostlarınızın olması. İşte o zaman hayat çok daha güzel olacaktır..

Fatma Zehra POLATCAN

Edebiyat Fakültesi 1.Sınıf Öğrencisi

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.