Vanlı Yazar Yiğit Caner ile Röportaj \ Fatma Zehra POLATCAN
Vanlı Yazar Yiğit Caner ile Röportaj:
Fatma POLATCAN: Merhabalar Yiğit Bey, Van için gerçekten güzel bir başarı tablosu haline geldiniz, diyebilirim. Kısa bir sürede bu kadar büyük başarıyı nasıl elde ettiniz?
Yiğit Caner ERTOŞİ: Hiçbir başarı kısa sürede elde edilmez. Dışarıdan çok kısa bir süreç gibi gözükse de bu başarının arkasında 29 yıl yatıyor, yılların önemi yok, önemli olan 29 yılı yaşarken hataları deneyimlemek deneyimleri tecrübe edinmektir..
F.P: Bu süreçteki ilk başarınız ne idi?
Y.C.E: İlk kitabında başarıya ulaşan yazarlardan olmam bir ilk başarım oldu. Yazarken ödül alacağımı zaten biliyordum çünkü herkes hayatını yazar ama utanarak yazar, ben “Anne İtiraf Ediyorum” kitabıma “Utançlarım Çırılçıplak” diye başlık atarak yazdım. Sansürsüz hayatını yazan Türkiye’deki tek yazar olduğum için “En iyi biyografi romanı ” ödülüne layık görüldüm.
F.P: Bu ödülden sonra aldığınız diğer ödüller nelerdir?
Y.C.E: İlk ödülüm, En İyi Biyografi Romanı “ALTINKALEM’’ Ödülü Türkiye’de sadece Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim ÇAPAK ile ikimize verildi, ödülümü Nihal OLÇOK’ tan almam da benim için ayrı bir gurur olmuştu. 2. ödülüm ise Mevlana Kültür Ve Sanat Derneği tarafından “Tasavvuf ve Hakikat” değerine layık görülmem oldu. 3. ödülüm ise Türkiye Yazarlar Birliği “Varoluş ve Sıra Dışı” köşe yazarı ödülü olmuştu. İnşallah bu sene yeni yazdığım Garabet “Gerçek Gerçeklik” kitabımda Altın Kitap ödüllerine aday ödülün sahibi olacağımdan şüphem yok. Çünkü yazarken ne yazdığımın farkındayım. Bu biraz ukalalık gibi görünebilir ama emin olun değil, bu tamamen verdiğim emeğin bilmişliği diyebilirim.
F.C: Siyasi bir kitap yazdığınız doğru mu? İçeriğinin çok tehlikeli ve sansasyonel bir devrim niteliği taşıdığını duydum. Öyle mi?
Y.C.E: Evet, fantezi yazarlık üzerine kendimin yaratıcısı olduğum dünya üzerinde bir ilki gerçekleştiriyorum. Kitabımın ismi –Ölülerle Röportaj- “Otopsi” ölmüş tarihi değeri olan kişilerin mezarına gidiyorum ve onlarla röportaj yapıyorum, röportaj yaptığım isimlerin hepsini söylemeyeceğim tabii ki de, sürpriz olsun ama bir kaçını söyleyecek olursam ” Said-i Nursi, Ahmed-i Hani, Adnan Menderes, Sultan Vahdettin, Turgut Özal, Necmettin Erbakan, Gaffar Okan, Eşref Bitlis, Ahmet Kaya, Saddam Hüseyin, Deniz Gezmiş ” olmak üzere birçok mayınlı isimle röportaj yaptım ve hayattayken söyleyemedikleri cümleleri onlara söyleme fırsatı sundum. Yalnız kitabın bonusu ve kapak röportajı ise Mustafa Kemal olması, Türkiye’de kimsenin yazmaya cesaret edemeyeceği gerçekleri kendisine sormaya cesaret ettim, o da cesurca Türkiye’nin bilmesi gereken gerçekleri cesurca cevapladı.
F.P: Peki, şu an bir dergi veya gazetede yazıyor musunuz?
Y.C.E: Şu anda yazdığım yerler var. Detay TÜRK, BCATİMES, bir de Star Haber’den teklif geldi orada yazmaya başlayacağımı düşünüyorum ama bildiğiniz üzere kalemimin ucu çok radikal işlerine gelir mi orası meçhul.
Ayrıca, kendi kurduğum dergim var. “bakneyazdim.com“. Daha çok yeni bir dergi ama çok hızlı büyüyoruz, iki dilde yayın yapıyoruz. Türkiye’den ve Amerika’dan yazarlarımız var. Daha en başında dünya çapında bir dergi olarak başlamamız zaten diğer dergilere göre 1-0 başlayışımız oldu. 50’nin üzerinde yazar kadromuz var, bu şu anda en kalabalık yazar kadrosuna sahip dergi bayrağını da dalgalandırmış oluyor. Hedefimiz 1000 yazar 150 editör, bunu başarı çizgimiz olarak dergiyi kurdum. Şu anda Twitter üzeri ortak yayın sağlıyoruz, günlük 200 bin ile aylık 6 milyon etkileşime ulaşıyoruz. Bu gerçekten büyük bir rakam, bunun arkasında ciddi bir emek yatıyor. Daha 3 ayımız yeni dolmasına rağmen günlük 10 binin üzeri okuyucu kitlesine ulaştık. Bunun sebebi ise yazdığımız kategorilerin sofistike ve akademik metinler olmayışı, yazılarımızın hepsi samimiyet içeren anlatımlar barındırıyor.
Dünyada bir ilk olan “Ölülerle Röportaj” kategorimiz ise hem farkımızı hem de ilgi çekici olmamızı sağlıyor. Bir sene sonra dünyanın en geniş metin ve yazar kadrosuna sahip dergisi olacağımızdan zerre şüphem yok.
F.P: Vanlı bir yazar olarak Vanlı yazarlardan bir destek aldınız mı? Ya da Van’ın bu yönde geliştiğini düşünüyor musunuz?
Y.C.E: Hiçbir destek almadım, tam ters köstek aldım. Ne yazık ki bizim yazarlarımız ideolojilerinin yazarlığını yapabimekten öteye gidemiyorlar. Bizim dergimizde aynı konuyu bir yazarımız süsleyip püslerken öteki yazarımız lekeleyebiliyor, serbest görüşleri onların farklılıklarını oluşturuyor zaten. Ama burada yerel bir gazeteye olan sadece destek olmak amaçlı yazma iyi niyetinde bulundum, 3. yazımda onu böyle yazma şunu şöyle yaz, o partiyi karala, bu partiyi öv gibi siparişler vermeye çalıştılar. Hemen ismimi oradan silin diyerek ayrıldım. Siz bunu yapıp meydanlarda özgürlük diye bağırırken gerçekten utanmıyor musunuz? Bu nasıl bir ironi? Benim en büyük destekçim ve ilham sponsorum ALLAH ‘tır başarı anahtarım da Zikir’dir.
F.P: Düşüncelerinize hayran kalmamak elde değil. Peki, gelecekte kendinizi nerelerde görmek istersiniz? Hedefleriniz nelerdir?
Y.C.E: Gelecek göreceli bir görünürlüktür. Ve biz ona gitmeden gelecek hiç bir zaman gelmeyecek. Görebildiğin kadarı geleceğindir, zaten. Kendimi dünyanın Friedrich Nietzsche’nin devamı olarak görüyorum ve tek hayalim delirerek hikâyemin son bulmasını istiyorum. Aslında aldığım ödüllerle kendimce ödüllendirildiğimi kabul etmiyorum.
Benim yazdıklarımı yazamayan insanların bana ödül vermelerinden tatmin olmuyorum ne yazık ki. İnsanlar bu ödüllere benden daha çok ihtiyaç duyuyorlar. Onların beni başarılı görmesini tescillemek için bütün ödülleri toplamayı düşünüyorum. Düşünsenize, altın kelebek ödülü almaya gidiyor usta oyuncu ödülü verenler kim? Mustafa Topaloğlu misal. Havyarın yanında zemzem ne alaka.
F.P: Sizinle bu röportajı yapmak zevkti benim için, son olarak şimdiki yazarlara ve gelecekteki yazarlara neler tavsiye edersiniz?
Y.C.E: Şimdinin yazarları geleceği, geleceğin yazarları geçmişi yazsınlar. Böylece hem geleceğimize hem geçmişimize hâkim oluruz.
F.P: Düğün arifesinde olduğunuz söylentileri doğru mu?
Y.C.E: Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. İlk defa doğru bir şey söylemişler, hayret doğrusu.
F.P: Bu güzel düşüncelerinizi benimle paylaştığınız için teşekkür ederim. Umarım bu yolda hep başarılı olursunuz.
Fatma Zehra POLATCAN