Bu söz sessizliğinedir \ Faysal DEMİR
Bu söz sessizliğinedir
Ey parmak uçlarında gezdiğim yaşam
hangi diyarlarda dolanmakta
süngülenmiş hangi dağın başında
koparılamamış hangi çiçeğin kokusunda
dokunulmamış hangi suda saklı gözlerinin rengi
ey yalnızlığı kendine yol eylemiş
sahipsiz usanmış ve bitkin rüzgar ,
masmavi gökyüzünde saklı
devrimin ve sevdanın mayası. .
üzerine dökülen hangi feryadın gözyaşları,
düşündürmekte seni
sabahın 5′ inde..
gökkuşağına sevdalı munise çocuklar mı
yoksa hüzün yağdıran kışlar mı?
bir sen bilebilirsin bir de ben
çaresizliğin onursuzluk olmadığını..
ey parmak uçlarında sallandığım yaşam
eğer ki umut olmasaydı bizde olmazdık
her yaprak dökümü,
gül solması hazanı hatırlatsa da bize,
hiçbir mevsim alamaz yaşama aşkını bizden..
öyle bir aşk ki bağrımızda,
bazılarımızın yüreğinde saklı karanfil
bazılarımızın talan edilmiş bir bahçe olsa da
sonsuz ve ölümsüzdür,
ne yazsan ne söylesen eksik kalır
bu eşsiz yolculukta..
ey şehri yorgan yapıp üstünü örten hüznüm
ey acıları tatmış sevdam
bu söz sessizliğinedir,
“geceye bir yıldız düşmeden başlar yalnızlık”
sokak sokak, şehir şehir
dört bir yandan ölüm naraları atılırken
sabaha günaydın demekte yeni nefesler..
hangi kanun, hangi ahlak, mazeret ve
delil sayılabilir ki
iki yürek arasında ömür tüketen hasrete,
sarmakta cihanı sessiz çığlıklar
yalancı aydınlıklara ve kör kuyularda
son bulan yolculuklara inat. .
artık, hiçbir vakit erişemeyecekler
bizdeki yaşama arzusuna
tarih daha aydınlık günleri kaleme alacak
geceler daha çok yıldızlı gözükecek
sevdanın ve devrimin uyanışına tanık olacaklar
ve içimizdeki ürkek çocuklar yazacaklar
insanlığın öyküsünü..
Faysal DEMİR