SOSYOLOJİ TARİHİ Gaston BOUTHOUL ( Erdal ŞAHİN Kitap tahlili )

SOSYOLOJİ TARİHİ Gaston BOUTHOUL ( Erdal ŞAHİN Kitap tahlili )

                                                           SOSYOLOJİ DERSLERİ

                                                                 (Kitap Analizi)

 KİTAP: SOSYOLOJİ TARİHİ

REKLAM ALANI

YAZAR: Gaston BOUTHOUL

            Gaston Bouthoul (öl. 1980) Tunus asıllı bir Fransız vatandaşıdır. Sosyoloji tarihi isimli 126 sayfalık kitabı üç temel bölümden oluşur, kitabı Türkçeye Cemal Süreyya kazandırmış. Yazar ilk bölümde ” Sosyolojinin Doğuşu ve Habercileri ”ikinci bölümde: ”Modern Sosyolojinin Doğuşu”, üçüncü bölümde ise “Sosyolojinin Bugünkü Konumları”, ana konu başlıklarıyla ve bunların altında çok farklı değişik başlıklarla sosyoloji tarihini değerlendirmeye çalışıyor.

Giriş:  

Sosyoloji felsefe ve tarih gibi bilim dalları ile karşılaştırıldığında en genç bilimlerden sayılır. Bu bilim dalıyla uğraşanlara Sosyolog denir. Sosyolojinin sistemleşmesi kurumsallaşması ve kendini felsefeden sıyırarak bağımsız bir bilim haline gelmesi 19. yüzyılın ortalarında gerçekleşmiştir. İlk defa Agoste COMTE (1839) tarafından kullanılan sosyoloji kelimesi Latince “Socia”(toplum) ve Grekçe “Logie”(bilim) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir.

Kavramsal olarak ve bir bilim disiplini olarak sosyolojinin tarihi böyle olsa da aslında sosyoloji bir gerçek olarak, bir vakıa olarak insanlık tarihi kadar eski bir kanundur, bir durumdur. İnsanoğlu toplum haline geldiğinden itibaren ortaya çıkmıştır.

Sosyoloji dilimize önce “ilmi ictimai”ve ictimaiyet olarak çevrilmiştir. Günümüzde toplum bilim olarak Türkçeleştirilse de bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de sosyoloji olarak kullanımı rağbet görmektedir. Etimolojik anlamıyla sosyolojiyi toplumsal olanın bilimi olarak nitelendirebiliriz.

Konu:

Bir sosyal bilim olan sosyoloji, diğer konulardan hem konusu ve hem de alanı itibariyle farklılık gösteri. Sosyolojinin konusu insan ve toplumlardır. Toplumu ve orada meydana gelen sosyal olayları gelişmeleri inceler. Toplum içinde ortaya çıkan sosyal ilişkileri sosyal olayları sosyal kurumları sosyal yapıları ve bu yoldaki gelişmeleri kendine konu edinir.

Sosyoloji toplumsal hayatın bilimidir. Toplumsal hayat iki veya daha fazla insanın bilinçli ilişkileriyle ilintilidir insanlar arası ilişkiler yani herhangi bir biçimde ilişki halindeki birden fazla insan gurupları ve bunlar arasındaki olup bitenlerdir. Bu sonsuz ilişkiler ağından toplumsal olaylar (somut-özel) olgular (soyut-genel) kurumlar gruplaşmalar meydana gelir. Toplumsal hayatın bu karmaşık ve dinamik yapısını anlamaya ve açıklamaya çalışan sosyolojiyi toplumsal ilişkilerin ve bunların örgütlenme biçimlerinin bilimsel açıdan incelenmesi olarak da tanımlayabiliriz.

Konulara yaklaşım biçimi olarak sosyoloji diğer sosyal bilimlerden farklı bazı özelliklere sahiptir. Toplumsal olay ve olguları inceleyen sosyoloji bireyle ilgilenmez tek tek bireylerin sorunlarıyla değil toplumsal sorunlarla ilgilenir; olması gerekeni değil olanı olduğu gibi inceler. Ahlak, hukuk, din gibi bireylerin nasıl davranması gerektiğine ilişkin kurallar koymaz ve bu anlamda kural kuyucu değer hükmü verici yani (normatif)değildir objektiftir. Diğer sosyal bilimler toplumsal hayatın farklı yönlerini ayrı ayrı incelerken sosyoloji toplumu bir bütün olarak ele alır. Bütünü oluşturan öğeler arasındaki ilişkileri araştırır olayları sebep sonuç başı içinde inceler kendine özgü yöntemleri vardır.

KİTAP:

Sosyolojinin doğuşu ve habercileri: Konu başlığı kapsamında yazar konuyu incelerken sosyoloji biliminin eski ve yeni teorisyenleri ve bu konuyu sistemleştiren bununla ilgili fikir yürüten pek çok ismi görüş ve eserleriyle birlikte inceler ve ortaya çıkartır. Yazar bu ilk bölümü de kendi içinde üç bölüme ayırarak işler. 1. Bölümde eski çağ ve orta çağ, 2.bölümde modern çağ sosyolojisini ve 3. bölümde de çağdaş dönem sosyolojisine ilişkin farklı sosyoloji anlayış ve görüşleri fikirleri tezleri gözler önüne sermeye çalışır.

Yazar, sosyolojinin ilk temsilcilerinin Grek filozofları sofistler olduğunu söyler ve bunların daha çok karşıtlarının yapıtlarında onlar hakkındaki yargılarından tanındığını söyler. Zira Platonun Protegorasından, Aristofanesin bulutuna kadar bu yapıtların hepsi de sofistleri aşağılamak ve onları alaya almaktan bahseder. Sofistlerin düşünceleri tamamen Yunan site devletindeki filozofların zıddıydı ve bu zıtlıktan sosyoloji ortaya çıktı. Zira sofistlerin eleştirileri düşünürlerin dikkatlerini uyarmış ve onları toplumsal olaylara yöneltmiştir. Yazar daha sonra eski orta ve yeniçağdaki birçok filozof ve düşünce adamından ve onların sosyoloji ile ilgili görüşlerinden katkılarından bahseder. Bunlar arasında platon, Aristo, Tukidides, Aziz Agostinus, ibni Haldun Machiavelli, Hobbes, Descartes, Spinoza, Adam Smith, Condodrcet, Kant j.Rauseau, Vic, monteguiev vb birçok eski yeni isimler sayar. Üç bölüme ayrılan sosyoloji tarihinde ilk bölümde yazar, kısa ve öz bilgiler ile kişileri ve fikirleri ortaya koymaya çalışır.

Yazar kitabının ikinci bölümünde iki ana başlık üzerinden sosyolojiyi irdeliyor bu konu başlıkları 1 “sosyoloji sistemleri” ve 2 “sosyoloji okulları”hakkındadır. Sosyoloji sistemleri konu başlığı altında Auguste comte (1798,1857) stuart mill (1844,1873) Marks (1818,1883) Herbert, Spenscer, Nietzch bu beş Avrupalı filozof ve fikir adamının sosyolojiye olan katkılarına değiniyor. Sosyolojiye bunlar üzerinden bir noktaya varaya çalışıyır. Yazar sosyoloji bilimini bunların görüş ve fikirleri neticesinde bir sisteme kavuştuğunu söylemeye çalışıyor.

            Yazar bu bölümün son konuları olarak “Pareto okullar”  “ırk ve ayıklama” ve “Antropoloji ve Etnoloji okulları”konu başlıklarıyla kısaca bunların temsilcilerine fikir ve düşüncelerine ayrıca etkilerine değinerek başka bir konuya geçiyor.

Kitabın üçüncü ve son bölümünde de yazar sosyolojinin bu günkü konumuna birçok başlık açarak değinmeye çalışıyor.

Kitap aslında bir derya olan sosyoloji bilimine küçük bir katkı bir giriş niteliğinde bir eser, bu anlamda eksik olmakla birlikte istifade edilebilecek noktaları da yok değil.

Erdal ŞAHİN

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.