TÖVBE \ İhsan ÇALIŞKAN
Cümleler düşünce dudaklarından, çiçekler açardı kelimelerinin değdiği yerde. Papatyalar sen açardı, yaprakları ben olurdum. Sonra ılık ılık meltemler eserdi senin olduğun her baharda. Biz elele tutuşunca aşk bile kıskanırdı. Biz yanyana gelince kelimeler özgür kalırdı saka kuşları misali, her geçtikleri yerde farklı anlamlara katılırlardı.
Aslında her zaman güzel söylemeli insan derdin bana. Güzel söylemeli ki her şey güzel olsun, gönlü de ömrü de. Ben güzel söylemeyi de güzel görmeyi de senden öğrenmiştim.
Bir duruşun vardı karşımda ‘kim karşısında aşkla bakan bir çift göz istemez ki…’ dedirtirdi. Bir duruşun vardı karşımda mağrur, masum, sessiz ve bir o kadar da bedelsiz. Paha biçilmezdi, çünkü senin duruşun aşkın en son haliydi. Sonra sessizliğini paramparça ederdi benim seninle sözcüklerde buluşma isteğim. Seninle aynı dilde, seni senden okumak dileğim.
Şimdi sen yoksun. Yine başka bir bahar daha…
Şimdi sen yoksun ve ben tövbe ettim sana. Tövbe ettim sevabına da günahına da…
Tükendi bütün kelimelerim. Ama ben yine de güzel bakıyorum ve yine güzel söylüyorum…
“ İyidir tükenmesi kelimelerin, büyüklüğünü gösterir yüreğin…”
İhsan ÇALIŞKAN