Değişmeyen Ruh: Türk Kadını / Burcu CANBEY
DEĞİŞMEYEN RUH: TÜRK KADINI
Orta Asya halkının hükümdarı, alpinin yoldaşı, düşmana karşı savaşçı; günümüzün cumhuriyet kokan, parlak istikbalin besleyicisidir Türk kadını. Hürriyet mücadelesinde gösterdiği azmi, istikbal mücadelesinde de göstermesi gerektiğini ve öz benliğine sadık kalması gerektiğini gün geçtikçe daha da iyi anlıyoruz.
Mukayese edelim geçmişle,
Yurda düşman geldiğinde otağını bırakmayıp savunan o hatun kişisi ile bugün orduda ay yıldız rütbe ve elinde silah ile çatışan o kadın, aynı kadın değil midir?
Memlekette “kadın hakları” sesleri yükseldiği zaman tüm kuralları yıkıp memlekete çiçekler açtıran o yeni cumhuriyet devri kadınları ile bugün her türlü toplumsal baskıya ve psikolojik şiddete rağmen geleceğine ve mesleğine sarılan o kadın, aynı kadın değil midir?
Evinin er kişileri cephede şehit düşünce, dağlara çıkıp birliğini kuran Kara Fatma ile bugün oğlunu şehit verince “vatan sağ olsun, bir evladım olsa onu da vatan yoluna gönderirim” diyen ana, aynı kadın değil midir?
Doğuda, kundaktaki bebeğin hayatını düşünmeden vatan toprağını savunmaya giden Nene Hatun ile, bugün muhtemel geleceğini düşünmeden kalemiyle silah kuşanan Türk kadını, aynı kadın değil midir?
Aynı kadın, aynı ruh, aynı güçtür!
Biz, geri kalmış milletlerin, bağnazlık doğuran kadınları değiliz. Bilim, sanat ve ilkeler doğrultusunda bize açılan yola ve gösterilen hedefe durmadan yürüyeceğine ant içen kadınlarız. Biz, yine geri kalmış ve hep geride kalacak olan milletlerin bahtsız kadınları değiliz, menfaatler doğrultusunda kullanılamayan kadınlarız.
Zerafet ve naifliğimizle eş orantıda korkulan ve yılmaz güçte olan Türk kadınlarıyız.
Biz, Ortadoğu’nun zulüm görmek için doğan kadınları değil, üretmek ve geliştirmek için doğan kadınlarıyız. Avrupa’da kadınların yok sayıldığı o dönemlerde Anadolu’da haklarını çoktan elde etmiş ve ifade özgürlüğü kazanmış kadınlarız.
Biz, “nasıl giyineceğimiz” konusunda kararın yine bize bırakıldığı Türk kadınlarıyız. İnancımızı bir milletle bağdaştırıp benimseyen değil, maneviyat duygusuyla benimseyen kadınlarız.
Hayatımızı birleştireceğimiz insanları seçebilecek özgürlükte olan kadınlarız.
Medeniyeti doğuran ve geleceğe umutla baktıracak nice bireyleri yetiştiren kadınlarız. Bereketli varlığımızla, ayağımızdaki topuklu ayakkabıların zarifliği ve bunun yanında bir efe gibi çatılan kaşlarımızla, düşmanı asıl yok edecek yegane şey olan fikirlerimizle, bu millete ve bu toprağa hizmet eden kadınlarız.
“Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.”
Mustafa Kemal Atatürk
BURCU CANBEY