AĞLAYAN GELİN (TERS LALE) EFSANESİ / EFSANELER KÖŞEMİZ
Anadolu, efsanelerin diyarıdır. Dağların doruklarında saklı aşklar, göllerde yankılanan hüznler… Şahmeran’ın bilgeliği, Kız Kulesi’nin yalnızlığı, Ağlayan Gelin’in gözyaşları… Hepsi bu toprakların ruhunu anlatır, nesiller boyu fısıldanan kadim bir hikâyedir.
Hakkâri’nin dağlarında yetişen ters laleye yörede “Ağlayan Gelin” denir. Bu çiçek, her bahar başını yere eğmiş halde açar ve üzerine düşen çiğ damlaları gözyaşı gibi görünür.Efsaneye göre; çok eski zamanlarda Hakkâri’de güzelliğiyle nam salmış bir prenses yaşarmış. Bu prenses, gönlünü başka bir kabileden yiğit bir delikanlıya kaptırmış. Ancak kavimlerinin düşmanlığı yüzünden bu aşk kabul edilmemiş. Prensesi istemediği biriyle evlendirmek istemişler.Düğün günü geldiğinde prenses, sevdiğiyle kavuşamadan zorla alınırken feryat etmiş. O an gökler ağlamış, yer titremiş. Rivayete göre o gözyaşları toprağa düşmüş ve oradan ters laleler bitmiş. Başları hep öne eğiktir, çünkü o günden beri prensesin utancı ve hüznünü taşırlar. Çiğ taneleri de onun gözyaşlarıdır.Bugün hâlâ ters laleler sadece belli bölgelerde açar ve halk arasında “ağlayan gelin” diye anılır.