Cennete Koşacak Kadar Güzel / Liya Zerya
İnsan uğultudur kalbine karşı, oturup dinledim.
Çekilmemiş bir besmeleye çalıştım Allah açsın içimi diye
Ne zaman yaşamaya alışsam elim tetikte bekledim
Muska takıp çıktım o şehirlere bahara daha çok var deyip
Rengimi ateşten almışım da kimse yanmamış bende
Yolda kalmışların yüzüyle erkenden dönmüşüm eve.
Kapının arkasında kendimi unutmuşum gibi erken
Düştüm korkulara ve iyice ezberlenmiş kedere tutunup
Çiçekli türkülere inandım, kahve fallarına ve kırılmaya
Bana bakan çekip gitti eşiklerde ayrılık olup kaldım
Benim de elimden bir tutanım olsaydı eğer Yarım yamalak sözlerle çıkmazdım dünyanın karşısına
Vurulmuş gibi yapmazdım, kaybolmuş da ağlamış gibi
Pişman ve temiz derlerdi bana da, cennete koşacak kadar güzel
Hayret ettim ayaklarıma bu kadar yükle nereye hem niye
Su taşıdım içine baktıkça sıkılan kızların yalnızlığına
Dünyanın kıyısından kır beğendim gözlerim için
Oyalı yazmanın kenarına kızını işleyen anne olma lütfuyla
Eteğimdeki taşları saçlarımdaki kışları döktüm
Gölgesiyle nereye gidebilirse insan, işte ordayım.
Muhit dergisi 3. Sayfadan