İkinci Kadir Gecesi \ Davut MORTAŞ
İkinci Kadir Gecesi
Daralmıştı Allah Resulü
üst üste gelmişti tüm sıkıntılar
bir bir kapanıyordu kapılar
ve bir arayış içindeydi
gül yüzlü peygamber.
Kaybetmişti Ebu Talib’i.
kolu kanadı olan
Hz. Hatice’yi.
ve sessizlik sarmıştı ümmeti
belki de on iki yıllık Mekke
dönemin en zor yılı yaşanıyordu
ve Kâbe-i Muazzam’ da
hatim mevkiinde
uyuyan biri vardı
hüzün yılını yaşamış biri
derdini anlatacak birini arayan biri
ayak sesleri geliyordu göklerde
yıldızlar bir başka parlıyordu
ey Muhammed hadi uyan
misafirler gelmiş ta nerelerden
melekler sarmış bu karanlık şehri
ve bir ses geldi göklerde
ey Muhammed yüzüne mi
kapandı tüm kapılar
gel açılmış semadaki kapılar
yere indi Cibril-ü emin
kat, kat olan semada
ellerine aldı mübarek kalbini
zemzemle yıkadı
yerine bırakıp kapattı tenini
göklerden gelen karar vardı
süslenmişti gökyüzü yıldızlarlar
bir bekleyiş içindeydi
mübarek cismani varlıklar
Cibril emin aldı Resulullah’ı yanına
ve beyaza bürünmüş Burak
ilk varılacak yerdi Mescid-i Aksa
saf-ül safa girmişti peygamberler
namaza duruldu, imamdı
Muhammed Mustafa
göklere yükselme vakti gelmişti
ve her kata duran bir peygamber
selam edip tebrik edenler
gittikçe yaklaşılıyordu Zat-i Zülcemal’e,
kaza ve kaderi yazan kalemlerin
cızırtı sesleri geliyordu
cennetin kapısı açıldı
inceden, yakuttan yapılmış köşkler
misk-ül amer kokan yerler
ırmaklar, bağlar
cehennem kapısını açtı Malik
kabaran, kaynayan ateş
yaşardı Muhammed (s.a.v) in gözleri
aklına gelmişti ümmeti
varlıklar alemin son sınırı.
Sidretû-l Mûntehâ’ya ulaşıldı.
Cibril’in gidebileceği en son yer
ve bir ses gelir,
“korkma ya Muhammed yaklaş”
ne kalp dayanır buna ne de beden
hüzür-u kibriya’da zat-ı akdes’ e
ok yayın iki ucu kadar
hatta daha fazla yakınlaştı
Cemalullahı perdesiz, ,vasıtasız
müşahede etti Resûlullah
dost ile görüştü
sıkılan kalbi sahibini bulmuştu
bu ne güzel şeref
dönüş yolunda o güzel peygamber
ümmetin derdine derman oldu
o güzel gece
hediye edilen
beş vakit namaz ile
Bakara son iki ayet
Davut MORTAŞ