LÂMEKAN / RAVZA KARAKÜLAH
Sevda çiçekleri ekmeye adım adım …
Yalpalıyorum Allah’ımSis bulutları inmiş gibi zihnimeEğrisini doğrusunu hesaplayamadığım ne varsaGelip zincire vuruyor düşlerimiDüşene tekme tokat dalan bu dünyadaBir bebeğin ilk adımları kadar tedirgin kalbim..Keşke düşsem diyorum.Düşsem toparlanırımDüşsem yerim belli olur hiç değilseYerimi yurdum bilir, öyle kalkarım ayağa.Şayet kalkarsamKi kalkacağım biiznillâhİçimde dizginleyemediğim atları süreceğim bozkırlaraGeçeceğim Van Gogh’un yıldızlı gecelerindenArşa değen saçlarıma öreceğim asteroidleriVe bilmem kaç ışık yılı kadar çekip gideceğim dünyanızdan..Yolum uzun..İçimde yonttuğum kibrin âsi heykelleriniİbrahimî bir baltaya teslim ediyorum evvelâ.Putlarınıza basarak yükseldiğim arşın alnındaYazgımın karasına bulaşıyor soğuk ellerim.Gök şahidim olsun;Kuşlar bilir aşikâr ettiğim sırrın yükünü.Ben savrulurken şehrin dehlizlerindeYerimde esen yellerin de alacağı olsun.Savruluyorum Allah’ım.Yerimde gerçekten yeller esiyor.Mevsim kırlangıç dönümü,Ve ben kaderiyim bir çınar yaprağının.Bir fare kapanında ezilmiş zihnim bulamıyor mekânsal izzetiniÖyle eğreti, öyle aidiyetsiz ki varlığımPlanda yokmuşum da, son anda dünyaya kabul edilmişim gibi.Gidiyorum işte vedâları süzerek imbiklerdenBalıkların taht kurmadığı deryalardan,Kuşların imzasını atmadığı göklerden geçerkenGeçemiyorum insanın insana tapuladığı yeryüzünden..Öylece kalıyorum ortada yersiz ve mekânsızAraf desen değil, kafes desen hiç değil.Sen söyle de bileyim artık Allah’ımÂleminde benim de yerim var mıdır?