Şeker Portakalı -José Mauro de Vasconcelos / Kitap Tahlili
‘Nen var Zeze?”
“Hiç. Şarkı söylüyordum.”
“Şarkı mı söylüyordun?”
“Evet.”
“Öyleyse ben sağır olmalıyım.”
İnsanın içinden de şarkı söyleyebildiğini bilmiyor muydu yoksa? Bir şey demedim. Bilmiyorsa bunu ona öğretmeyecektim.
Roman, ailenin başka bir eve taşınma kararı almasıyla başlar. Zeze’nin babası bir süredir işsizdir ve aile maddi sıkıntılar çekmektedir. 5-6 yaşlarında yoksul bir ailenin çocuğu olan Zeze, kardeşleriyle pek anlaşamayan, yaşıtlarından farklı düşünen, zeki ama bir o kadar da yaramaz bir çocuktur. Ağaçlarla, hayvanlarla ve nesnelerle konuşmayı seven, hayal gücüne ve merakına karşı koyamayan Zeze, etrafında olup biten olayları ve nesneleri her fırsatta keşfetmeye çalışmıştır.Çoğu zaman bu keşif onun dayak yemesine neden olsa da öğrenmekten bıkmayan bir çocuktur. Çevresindekileri daha okula başlamadan okuma yazma öğrendiğini bir türlü inandıramayan Zeze, sık sık yanına gidip birlikte vakit geçirdiği Edmundo dayısının şiirler hakkında ona aktardığı düşüncelerin etkisiyle büyüyünce şair olmak isteyen birisidir.Komşusunun bahçesindeki çamaşır ipini kesmeye çalışırken başına talihsiz bir kaza gelir ve ayağının altını ciddi şekilde yaralar. Ancak okula gitmesi gerektiğinden ayakkabısını giymeden yürümeye çalışır. Yolda Manuel Valadares (Portuga) yanından geçerken Zeze’yi görür ve ona yardım etmek ister. Onu eczaneye götürür ve yarasını tedavi ettirir. Zamanla Portuga’yı yakından tanır ve en sevdiği insan olur. Maddi sıkıntılardan dolayı babasını mutlu etmek isteyen Zeze, sokakta tanıştığı Bay Arivaldo ile şarkı söyleme başlar. Fakat babası, söyledikleri şarkı sözlerinin müstehcen olduğunu düşünerek Bay Arivaldo ile görüşmesini yasaklar. Zeze, ilerleyen günlerde şarkı söylemeye devam ettiği için babasından yediği son bir dayağın ardından kendisini öldürmek istemiş ancak Portuga (Valadares) tarafından vazgeçirilmiştir.