SOKAKLAR ÇOCUK DOĞURMAZ- Ayşe nur Tarhan
Kaldırımların öteki ucunda, karanlık köşe başlarında hep karşılaştığımız ama hikayelerine hiç kulak vermediğimiz bedenleri küçük ama sinelerinde taşıdıkları yükleri büyük olan çocuklar. Kimi zaman açlıkla kimi zaman soğukla ve vücuduna değen yabancı elle mücadeleri. Onların oyuncakları kaldırımlar.Onları sobeleyenler arkadaşları değil organlarını alan kötü amcalar. Halk tabiri ile sokağın çocukları denilse de onlar bizim çocuklarımız. Kimi zaman iğreti gözlerle baktığımız çocuklar.
Anne babasının bıraktığı, bizimde vicdanımızı terk ettiğimiz yerde yani hayatlarına soğuk kaldırım taşında tutunuyorlar. Gece üşüyünce üzerini örten aileleri yok bunun için sabah soğuk ve cansız bedenleri. Arkasında gece geç geldi diye bekleyen aileleri yok o yüzden bulunuyor su kuyularında, köprü ağızlarında istismara uğramış minik bedenleri.
Hayatta tutunacak bir şey bulamadığı için elinden de tutan biri olmadığı için sessizce yitip gidiyorlar…
Bu çocuklarımız sokakların çocuğu değil. Suçu sokağa yüklemek nefsani yönden kolay gelse de huzursuz ailelerden kaçıp madde bağımlılığına düşmüş çocuklar. Bu çocukların geneli parçalanmış ailelerin çocukları. İkinci evlilikler adına sokağa itilmiş çocuklar. Aslında bir eve sahipken bir aileye sahip olamamış çocuklar. Sevgisiz evler ve birbirini sevmeyen anne babaların evlatları.
Yarınlarımız güzel olsun istiyorsak yarın değil bugün ailemize sahip çıkalım. Sadece evlenmek için ya da geçici heveslerimiz uğruna evlenmeyelim. Çocuklarımıza yalnızca biyolojik ebeveynlik değil manevi olarak ta anne ve babalık yapalım. Çocuklarımız elimizden kaymadan onun kalbinden tutalım.
Yarının temellini bugünden sevgi ile atalım ki gülüşü ile içimizi ısıtan çocuklarımız olsun. Soğuk kaldırım taşlarında soğuk bir bedenle sabaha uyanamayan çocuklar değil.