suç! \ Gülşah TÜRK
Günümüz Global dünyasında teknolojik aletlerin kullanımı gün geçtikçe artıyor. İnsanlığa hizmet için oluşturulmuş televizyon, bilgisayar, telefon, internet kullanımı amacının dışına çıkmış ve kişileri hizmetine alır duruma gelmiştir.
Peki suç!
Doğru ve güvenli kullanıldığında birçok faydası olan bu uygulamalarda mı?
Tabii ki hayır.
Gençlerimiz ve çocuklarımız teknolojik aletlerin başında sosyalleşmeden ve oyundan muaf pasif bir alanın içindeyken, biz yetişkinler telefonlar elimizde iletişimden uzak, manevi duygularını yitiren bir toplumu kendimiz oluşturuyoruz. Buna da bağımlılığın bir başka açısı diyebiliriz. Çok uzağa değil, biraz geçmişimize bakarsak. Aslında çok şanslı olduğumuzu hepimiz görürüz. Bizim arkadaş sohbetlerimiz vardı. Birlikte hayaller kurulur fikirler paylaşılırdı. Geziler düzenler doğanın keyfini çıkarırdık. Toprağın kokusunun verdiği mutluluk paha biçilemezdi. Büyüklerimize özel bir saygı duyar, onlarla vakit geçirmek huzur verirdi. İnsan ilişkilerinin verdiği sıcaklık ve tecrübe bizi biz yapan değerledi. Aile bağları oldukça kuvvetli, komşularla geçirilen keyifli vakitlerde, akide şekerlerle çaylar içilirdi. Herkes yaşına göre adap usul bilir. Ona göre hareket ederdi. Sonuçta değerlerine bağlı daha medeni bir nesil vardı. Saymakla bitiremeyeceğim bu güzelliklerin azalmasındaki en büyük etken yine biziz. Bu şekilde büyüyüp, çocuklarımıza bunu aşılamamak da biz yetişkinler açısından ayrıca düşündürücü bir durum.
Üzücü haberlerle karşı karşıya kaldığımız bu günlerde. Bir takım oyunların çocuklarımızı kötü etkilediğini ve olumsuz sonuçlarını hepimiz görüyoruz. Tabii ki bu TEHLİKELİ oyunlardan çocuklarımız korumak en doğrulardan bir tanesi olabilir. Fakat başka açılardan değerlendirecek olursak. Yaşadığımız dünya tehlikelerle dolu bir yer ve bu hepimiz için geçerli. Ama çocuklarımız ve geçlerimizin naif ruhları daha fazla etkileniyor. Biz yetişkinler ve ebeveynler ne yapabiliriz. Bunu konuşmamamız lazım. Az önce de bahsettiğim gibi sevgi gören, sosyal bir çevrede yetişen, kurduğu iletişimle dinlendiğini hisseden bir ortam sağlayabilirsek, çocuklarımız bu tarz ortamlarda ve olaylardan uzak kalacaklardır veya maruz kaldıklarında bizlerle kurdukları iletişim sayesinde beklide bu tehlikelerin önüne geçmiş olacağız. Bağımlılıkların sayısı ve çeşidi zaman göre şekil değiştirse de aslında tehlikeli ortamlar, oyunlar, kişiler her zaman olmuştur. Biz yetişkinlerin yapması gereken bağımlılıkların ve tehlikelerin karşına, doğru alışkanlıkları koymak ve desteklemek olacaktır. Sporsal faaliyetlerle ilgilenen, Müziğin içinde olan, enstrüman çalan, kitap okuyan, sanatsal etkinlikler içerisinde olan çocuklarımız bu alışkanlıklar sayesinde, duygularını daha iyi ifade edebilecekleri, ruhsal, fiziksel sağlıklarını olumlu yönde etkileyecek faaliyetlerle daha mutlu olacak ve ciddi boşluklara düşmeyeceklerdir.
Hem keyifli vakit geçirip hem de ebeveynlerin desteklemeleri ile daha eğlenceli, sosyal ve erdemli bir ortamda büyüyeceklerdir. Tehlikeleri tamamen yok edemeyiz fakat sevgimiz ve ilgimizle yavrularımızın vakitlerini doğru değerlendirdikleri bu güzel alışkanlıklar sayesinde, ismi her ne olursa olsun sağlıksız ortamların, tehlikeli oyunların ve bağımlılıkların büyük oranda önüne geçebiliriz.
Sevgi, saygı, doğru iletişimi hayatımızdan eksik etmemek ve teknolojik uygulamaları amacına uygun kullanmak umuduyla…