VAKİT SANMAK GAFLETİNİ YIKMA VAKTİDİR- Ayşe nur Tarhan

VAKİT SANMAK GAFLETİNİ YIKMA VAKTİDİR- Ayşe nur Tarhan

İnsan, eşref-i mahlûkat’tır. Diğer birçok canlıdan akıl, gönül, duygu ve yeteneklerinden dolayı ayrılır. Dünya koşuşturması içerisinde insan bazı yeteneklerinin farkındalığını yitirir. Çevresinde olan birçok olayı duyma, algılama ve harekete geçme gücünü kendin de bulamaz. Bu sebepledir ki “Tek başıma ben neyi değiştirebilirim?“düşüncesiyle eyleme geçme gücünü kendinde bulamadan ömründen bir takvim yaprağını daha koparır. Sonrasında aynı benliğim; dünya kötülük, güvensizlik, şiddet dolu bir yer serzenişleri kıvranır durur. Bunu yaparken de kendi benliğini terazinin iyilik kefesine koyarken, diğer herkesi kötülük kefesine koyarak kendi iç muhakemesi gerçekleştirir. Benlik duygusu, sanmak gafletinden eyleme geçme kudretini bir kez daha yitirir.

Sevgili benliğim sanmak, yanılmaktır! Değil mi ki dünya aslında kendini iyi sanan insanların kötülükleri ile dolu bir yer. Dünyamızda kötülükten şikâyetçiysek şayet “Tek başıma neyi değiştirebilirim?” mahmurluğundan ve sanmak gafletinden kurtulup her yere iyilik tohumlarını saçmak gerekiyor. İyilik bende başlar çünkü ben biliyorum ki büyük işler küçük adımları atma cesareti gösterebilenler sayesinde gerçekleşir. Kendim, kendini iyi zannediyorsun ama iyilik tohumları yalnızca atılan yerde filizlenmez. Suya atılan taşın oluşturduğu halkalar misali yayılır ve insanların kalplerinde atılan tohumlar yeşerir. Bu yeşillik yıllar sonra dünyamıza baharı getirir. O yeşilliğin güzelliğinden sen de yararlanırsın, diktiğin o tohum sana yeşillik olarak geri döner. Nurullah Genç bu konuda”Yardım etmek için uzandığın her el aslında kendi elindir.” demiş.

Sanmak yanılgısından biraz sıyrıldığım vakit düşünüyorum da kime tebessüm ile yaklaştım. Kimin derdini dert bilip “derdin derdimdir” diyerek onun yükünü sırtlandım. Kendim için dualar ederken hangi kardeşimi samimi bir şekilde duama aldım. Arkadaşım dediğim kişi için kötü bir özelliğini ulu orta her yerde açmak yerine “ Allah’ım o kulunu o kötülüğü yapmaktan uzaklaştır. Onu Salih kimselerden kıl.” Dedim mi? Demedim. Oysaki arkadaşının iyiliği istemek de iyiliktir. Hazırlamış olduğun bir tas yemeği gönlünden koparak bir kardeşinle paylaşmak da iyiliktir. Bir hastanın ziyaretine gitmek onunla kısa bir hasbihal edip onun için yapabileceğin bir şey olup olmadığını sormak da iyiliktir. Çocukların yüzünde bir tebessüm oluşturabilmek de iyiliktir. Hayvanların hakkı gözetmek, elinden geldiğince ihtiyaçlarını gidermek iyiliktir. O kadar ki yolda herkesi rahatsız eden bir taşı dahi kaldırmak iyiliktir. Kısacası kalbinden geçerek hiçbir karşılık beklemeden canlı cansız herhangi bir şeyin müşkül durumuna koşuyorsan bu iyiliktir.

REKLAM ALANI

Bunların iyilik olduğunu idrakine varamadım. Maddiyatçı dünyamda iyiliği yalnızca para ile yapılan yardımlarla sınırlandırdım. Bu sebeple kendimi iyi sanmanın gafletiyle oyaladım durdum. Başkasından beklediğim şeyleri aslında ben kendim yapmadım. İyiliğin ilk adımını başkasından bekledim durdum.

Sevgili kendim, şimdi vakit değişim vaktidir. Önce Âdem’e nizam olacak ki akabinde âleme nizam gelsin. Bunun için çok çabalamalısın. Bir başkasından beklemek yerine bütün iradenle kendin gerçek iyilerden olmalısın. Bu hayat boyu bitmeyecek bir savaş unutmamalısın. Gerçek manada iyi olmak için gayret edersen çevrende de iyiliğin bulaşıcı bir şey olduğunu kendin göreceksin. Artık tek benimle nasıl olur gafleti yok. Bir kişi değişir dünya güzelleşir. Ne güzel ifade etmişler ;” Sakın bir çiviyi küçümseme. Bir çivi bir nalı, nal bir atı, at bir komutanı komutan bir orduyu, ordu koca bir ülkeyi kurtarır.”

Dünyayı iyilik kurtaracak, her şey yapılan bir iyilik ile başlayacak!

Selam ve dua ile..

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.