Yeniden Liseli Olsaydım / Thomas Clark
Biz yaştakilerin gençlere hep nasihat vermek hevesinde
olduğumuz bilinir. Biz, hayat yolunun ancak yarısına erişmiş
insanlar, her zaman gençliğimizde kaybettiğimiz fırsatları ve
boşuna harcadığımız gençliğimizi düşünerek dövünürüz. Fakat
ikinci bir yaşama fırsatını yeniden bulursak, eskiden
yürüdüğümüz yanlış yolları bırakarak bu seker engellere
takılmadan, daha doğru ve düzgün yollardan yürüsek bugünkü
kadar başarıya ulaşacağımız bile şüphelidir. Herşeye rağmen
ikinci bir yaşama fırsatını elde etsek neler yapacağımızı
yazmak, bu yollarda yeni yürümeğe başlıyan gençliğe belki
faydalı olabilir. İleriyi görüş, geriye bakış kadar emin değildir.
Yeniden bir lise öğrencisi olsaydım, eskiden yaptığım gibi
vaktimin hepsini çalışmaya vermezdim. Derslerime yeterince
zaman ayırır, bu zamanda başka şeylerle uğraşmayıp her dersin
hakkını vererek çalışırdım. Kendim de içinde olmak üzere,
tanıdığım öğrencilerin çoğu ders çalışmak için ayırdığı zamanın
büyük bir kısmını çalışmayarak, çalışmaya hazırlanmakla
geçirirler. Bunlar ellerinde kitapları, pencereden ya bulutlara
bakarlar veya caddeden geçen genç ve güzel kızları seyrederler
ve kendilerini ders çalıştıklarına inandırarak aldatırlar.
Tüm okul hayatım boyunca ders çalışmaya hazır bir hale
gelebilmem için harcadığım zamanları kitaplara vermeliydim.
Yeniden bir lise öğrencisi olsam kendimi, planlı çalışmaya, ve
çalışmaya hazırladığım zamanları hesaplı kullanmaya
alıştırırdım. Çalışmaya uzun zaman ayırmaktansa kısa ve
verimli çalışma yolunu seçerdim.
Eskiden yaptığım gibi kendi kabuğuma çekileceğim yerde,
kendime kalabalıkta da çalışabilme yeteneğini kazandırırdım.
Şimdi çok defa lisede alışmış olduğum çalışma metodlarından
başka bir şekilde çalışmak zorundayım. Gürültülü bir yerde
yapmam gereken işleri güçlükle yapabiliyorum.
Eğer bir lise öğrencisi olarak görevimi yeniden yapacak olsam,
eskiden ilgi göstermediğim veya güç bularak yalnız not almak
için çalıştığım dersleri bu sefer daha çok çaba göstererek,
onlara ilerde yararlı olabilecek bir yolda çalışırdım. Öğrencilere
öğrencinin sevdiği ve ilerde kendine meslek olarak seçeceği
alana yönelmenin doğru olmadığını anlatmak istediğim
sanılmasın. Aksine ben öğrencinin öğrenim hayatından
hoşlandığı ve büyük bir ilgi gösterdiği alanı kendisine meslek
olarak seçmesini en fazla isteyenlerdenim. Sanırız ki bize en
kolay gelen şeyi en iyi şekilde yaparız; fakat gerçekte ustalık
didinerek kazanılır. Karşı koymasını, zorluklara ve karşı fikirlerle
en iyi şekilde direnmesini bilen insanlar hayat savaşının
kazananları olacaktır.
Hergün odama gelen öğrenciler bana okulda kendilerini
ilgilendirmeyen bir sürü gereksiz ve boş şeyler okutulduğunu
açarak dert yanarlar. Hayatın birçok işleri hoş değildir. Lisede
okumak zorunda olduğum derslerin yarısı hoşuma gitmeyen ve
sevmediğim şeylerdi, bu derslere, benim sevip sevmediğime
bakmaksızın bütün dikkatimi vermemi beklerlerdi. Şimdi lisede
iken bu hoşuma gitmiyen derslerin bana daha fazla
okutulmasını istiyorum.
Zaman zaman çok defalar hiç hazırlıksız olduğum veya gayet
az bilgim olan bir konu üzerinde bir yerde birkaç şey söylemek
zorunda kalabilirim. Böyle zamanlarda lise öğrencisi iken
okulda bir insana hep konuşmaya hazır bir halde bulunmayı
öğreten metotlardan, -eğer bu metodları yalnız not almak için
çalışmamışsam – yararlanırım. Geçen ilkbaharda mezun
olduğundan beri kendisini görmediğim bir mühendis
arkadaşıma rastladım “matematik” diye cevaplandıracağını
sandığım şu soruyu sordum: “Eğer yeniden öğrenime başlaman
gerekse hangi derslere daha çok değer verirdin?” Verdiği cevap
şu oldu: “Eğer öğrenimimi yeniden yapmam gerekse muhakkak
ki ilkin iyi konuşmayı ve iyi yazmayı öğrenirdim. Hergün bu
alandaki bir çok güçlüklerden bunalıyorum. Oğlum da
mühendislik öğreniyor, fakat onun benim yaptığım yanlışlığı
yapmasına fırsat vermiyorum. Beni bir yerde ansızın
konuşmaya çağırdıkları zaman, dizlerim titremeye, sesim
kesilmeye ve kelimeler boğazıma takılıp kalmaya başlıyor.” Bu
eski okul arkadaşımın fikirleri çok doğru idi. Eğer yeniden bir
lise öğrencisi olsaydım, hazırlıksız ve düzgün konuşmayı
öğrenirdim.
Yeniden bir lise öğrencisi olsaydım, ödevlerimi ve görevlerimi
iyice hatırladığıma göre eskiden bana verilen işi ne şekilde
olursa olsun bir an önce bitirmeye bakardım. Hiçbir zaman,
bana gayesinin yalnız bir diploma sahibi olmak olduğunu
söyleyen bir öğrenci kadar ileri gitmedim, fakat şimdi yapmış
olmamı arzu ettiğim ödevlerimi o zaman yapabilme
kabiliyetinde olduğum kadar iyi yapmadım. Her lise öğrencisi
vazifesini zamanında hazırlamıyarak, imtihanlara üç gün kala
acele bir şeyler öğrenmeye çalışır. Lise öğrencilerinin onda
dokuzu ödevlerini gününde yapmıyarak biriktirir. Bazı öğrenciler
bu yolda münakaşa edecek kadar ileri gitmişlerdir. Onlara göre,
birikmiş ödevleri büyük bir gayret harcıyarak bitirmek, insana
çok işi kısa bir zamanda bitirme yolunu öğretir. Belki bu iyi bir
şeydir, fakat acele yapılan işler yanlış doludur.
Eskiden verdiğim çabadan daha çok çaba göstererek
hocalarımla dost olmaya çalışırdım.
Bir lise öğrencisi olarak hocalarımı ne kadar az rahatsız
edersem o kadar iyi olacağını sanırdım. Fakat sonunda,
hocalarımın hatta bana anlaşılamaz görünenlerin bile geniş
bilgileriyle bana yardıma hazır iyi birer insan olduklarını
gördüm.
Bir liseye yeni yazılan öğrenciye yalnız derslerini çalışmasını
tavsiye etmem. Hayattaki diğer birçok şeyler de dersler kadar
değerlidir. Bir öğrenci hep okulundaki hayatla kaynaşmalıdır.
Sanırım ki, bir lise öğrencisi genç kızlarla olan sosyal
bağlantılarını daha ilerdeki yıllara bırakmalıdır; çünkü kalbe ait
işler bekliyebilir. Çalışma esastır, fakat yalnızlık ile toplumun
istediği bir fert yaratılamaz, öğrenci ders dışı olaylarla da
ilgilenmelidir. Kendini yalnız derslerine bağlıyan öğrenciler hata
yapıyorlar, diyebilirim.
Benim için yeniden yaşanamıyacak olan bu üç yıllık lise hayatı
insanlar için en büyük fırsat ve tecrübedir. Birçok hatalar
yaptım, birçok fırsatlar kaçırdım, fakat herşeye rağmen bu
hayatı yeni baştan yaşasam daha doğru ve daha düzgün
yollardan yürüsem, bugünkü kadar başarılı olacağım bile
şüphelidir. Hayatımın bugünkü halinden memnunum.