Çocukluğum ve Muhsin Reis / Mehmed Fatih Kıdık

herenk.com

Çocukluğum ve Muhsin Reis

Annemin çeyizinden kalan “la ilahe illallah” yazan saat duvarımızda asılıydı. Çizgi filmi, radyoda çıkacak sohbetleri, okula gideceğimiz zamanı hep ondan gördük ona inandık zamanı da doğru söylerdi hakikati söylediği gibi. Baktığımızda hep içimizi ısıtırdı, sobanın üzerinde olduğu için belki de. Belki de çocukça bekleyişler olduğu için. Çünkü çocukça beklediği zamanlarda ısınırdı insanın içi.

Beş yaşındaydım ve sosyalist çizgi filmlerle kapitalist çizgi filmlerin çarpışmasını anlayacak yaşta değildim. Birçok şeyi anlayacak yaşta değildim. Borsayı, enflasyonu, fırlatılan yazar kasaları, Kemal dervişleri hiç anlayacak yaşta değildim. Atarimiz vardı ve tanklar yürütüp Şahin’i koruyorduk. Hay aklımı seveyim tankları da neden yürüttüklerini anlayacak yaşta değildim. Ama duvardaki saatin üzerinde yazanı okuyamasam da onu anlayacak yaştaydım. Ve vakit gelmişti.

REKLAM ALANI

Babam o gün sabah abimle ayaklı başlı yattığımız yataktan her zaman olduğu gibi bizi yine mücahidi uyandırır gibi uyandırdı. Hafta sonları babam uyandırırdı ve evin içi sucuklu yumurta kokardı. O hafta sonu, mücahitçe kalktık ama sucuklu yumurta kokmuyordu. “La ilahe illallah”a bakmak için de erken bir vakitti.Ama babama göre öyle değilmiş. Artık zamanımız gelmiş.

Ekmeğin arasına balı sürüp tuttu ellerimizden beyaz torosumuza bindirip götürdü.

Mücahid olmaya, haksızlığa karşı durmaya, “la ilahe illallah”ı evin duvarından söküp meydanlarda söylemeye götürdü. Yükseğe, en yükseğe, babanın omzuna çıkıp “tekbir” demeye götürdü. En yüksek babasının omzudur bir evlat için ve bir müslüman için en büyük Allah’tır. Allah kebirdir. En kebir.

Ballı ekmek, abim, babam ve “vur vur inlesin Mesut Yılmaz dinlesin” o gün hep beraber meydandaydık.

O da oradaydı. Oradaymış yıllar sonra öğrendim onun orda olduğunu.

Borsayı, enflasyonu, İsmet özeli, Necip Fazıl’ı,Sezai Karakoçu, anaya sövmemek gerektiğini, kavgada ilk yumruğu atanın her zaman kazanmadığını ve aşkın adamı ağlattığını anlayacak yaşta öğrendim onun orda olduğunu.

Bir okul çıkışı kavgalardan, burun kırmalardan, dudak patlamalarından, bilekteki çatlaklardan yorulan babamın mavi doblo model araba ile beni aldığı gün öğrendim.

Araba durdu ama radyo kapanmadı çünkü bizim ne evimizde, ne de arabamızda radyo hiç kapanmazdı biz olduğumuz sürece. Durduk süper kahraman ve ben Akra spikerine kulak kesilmiştik. Saçımızdan ayak tırnağımıza kadar kulak olduk ulaklara. Reisi anlatıyordu, Maraş’da onu arıyorlarmış. Nefes almadık, konuşmadık çıt çıkarmadık dedim ya kulak kesildik.

Babam erken çıktı kulak olmaktan ama ben çıkamadım. Babam bu sefer ateş kesildi.

-Dağ gibi adama kıydılar!

Dağ gibi adama dağda kıydılar.

Duvarda “la ilahe illallah” yazan saat hala duruyordu eve gittiğimizde. Ama bu sefer içimizi ısıtmıyordu. İçimizi titretiyordu. Sesimizi titretiyordu. Yine sobanın arkasındaydı ama yine ısıtmıyordu.

Sobanın yanına minderi yerleştirdim ve oturdum.

Soba da ısıtmıyordu ve yaslandığım beton çok soğuktu.

Mehmed Fatih Kıdık

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
Radyodaki Cinler \ Gürgün KARAMAN - 6 Temmuz 2021 12:07
Yanan Sakal \ Gürgün KARAMAN - 26 Haziran 2021 12:04
Muskacı \ Gürgün KARAMAN - 6 Haziran 2021 12:04
Bitmeyen Rüyalar \ Gürgün KARAMAN - 26 Mayıs 2021 12:02
Emanet \ Gürgün KARAMAN - 16 Mayıs 2021 12:02
Varyemez Nine (!) \ Gürgün KARAMAN - 6 Mayıs 2021 12:00
Bingol Şewti! \ Gürgün KARAMAN - 26 Nisan 2021 11:58
Vefa \ Gürgün KARAMAN - 6 Nisan 2021 11:58
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.