Geriatride Habitus Kavramı(Ergoterpi) \ Münevver Körmen
Habitus kavramı nedir?
Habitus, her an herkese ifade edilebilen ve bireyin toplumsal konumunu ya da o kişinin içinde bulunduğu ve alışık olduğu psikososyal, sosyoekonomik ve fiziksel, sosyal ,çevresel durumuyla ilgili kalıplarıdır.
Tecrübeyle edinilen bilgi formuna bağlı yaşam rutini olarak da ifade edilebilir.
Ancak eylemler bağlama göre değişkenlik gösterir.Yani kişinin hastalık sonucunda kişinin habitus dengesi bozulacak ve sonuçta toplumsal bağlamda çelişkiler yaşayacaktır.
Örneğin bu zamana kadar evinde kendini ekonomik ve sosyal bağlamda kendini idare edilebilen yaşlı birey ; başta hastalık yüzünden beden bütünlüğünü korumaya çalışırken, sağlığının bozulmasını hem ekonomik hem de sosyal anlamda dengede tutmakta zorlanacak bir pozisyona gelecektir.
Hem hasta hem de bakımvereni belirsiz ve sürekli değişkenlik gösteren klinik ortamlara ayak uydurmaya çalışacak ve psikososyal anlamda desteğe ihtiyaç duyacaktır.
Son 10 yıldaki araştırmalar bu konuda ;
1)habitus nasıl dengelenir ve bu 2)kişilerin yaşamı nasıl daha kaliteli hale getirilebilir sorusuna odaklanmakta.
Bu araştırmaların neticesi de bir o kadar ilginç.
Hastane ortamında bulunan yaşlılara istekleri ve amaçları sorulmuş ve iki konuda hepsinden aynı cevaplar gelmiş.
1)Evlerinin ve yaşam alanlarının düzenliliği ve stabilliği:
Burada kastedilen aslında evlerindeki yemek kokusu, sesler, dekoratif dokunuşlar ve renkler gibi duyusal uyaranları kapsıyor.
Yani hastalar hastanede bile “evde gibi” hissetmek istiyor.
Bu duruma verdikleri cevaplar üzerinden bakalım.Onlara yaşam alanınızı tanımlar mısınız sizce yaşam alanı nedir? diye sorulduğunda verdikleri cevaplara bakalım:
-Sıcak bir soba, sıcak bir yemek , kuşlarımın sesi, bahçemdeki çiçeklerimin kokusu…
-Tamamen özgürsün.Yataktan çıkıp eşyalarının nerede olduğunu biliyorsun, canın isteyince kendine bir omlet ve kahve yapıp , kahvenin kokusunu içine çekiyorsunuz.Yıllardır aynı yerde duran koltuğunuzun her zaman oturduğunuz yerine oturup bacaklarınızı uzatıp kahvenizi yudumluyorsunuz…
-Tuvaletim ve banyomun duvarları lilaydı. (Havlularım bile).Lilayı çok seviyorum.Sabunumun kokusu bile bana huzur veriyor.
Örneğin; hastanede yatan geriatrik bireylerin şu ifadelerine bakalım:
-Tony, oksijen satürasyon sayacının olduğu yeri temizledi ve evden getirdiği tüm eşyalarını buraya kendi istediği gibi yerleştirdi.Bunun ona huzur verdiğini belirtti.
-Beatrice, burada eğer vakit geçireceksem evimi hatırlamak isterim.Hayır hayır şato istemiyorum.Sadece evdeki fincanımı görsem bile yeter.
Yaşlı hastaların bu ifadeleri neticesinde anlıyoruz ki habitus sadece toplumsal uygulamadaki düzenlilik değil, aynı zamanda hastalık anında ; statükonun belirsizliği ve değişen koşullar ve süreçler içinde dahi strateji ve müdahale alanıdır.
Ve yine vurgulamakta fayda var ki
sadece hastalığa ve iyileşmeye odaklanan ve habitusu devre dışında bırakılan bireylerin bir süre sonra yıprandığı ve oryantasyonunun kaybolmaya başladığı, ve bir süre sonra kendi için uğraş vermeyip neredeyse her alanda bağımlı hale geldiği bir gerçek.
Kişilerin geçmiş yaşantılarını tam anlamıyla bugüne taşıyamasak da
“Içsel dinamikler tecrübeyi kullanarak açığa çıkabilir.”
Diyerek yazımı sonuçlandırmak isterim.
Hayatlara dokunabilmek dileğiyle…