Hayalpare / Aisha Barlash
Nasibim ayağıma bağlıyken, ben ona böyle tabii iken, ne bu gam! Peki ya imanımın bu avare haline ne demeli?…Ömür yeter mi dayanmaya? Ömür yeterse gönül yeter mi? Nedir ki beni hüzne bulayan kara düşünce? Bu kadar varlık içinde bana yalnız hissettiren de ne? Korkuyorum! Yenilmekten, zayi olmaktan ve isyan etmekten korkuyorum be can! Kendimi bulmama engel olan sebepleri nasıl, ne güçle aşarım! Ben yeterince acizim Allah karşısında… Amelimin pejmürde hali ne olacak? Sanırım bana pes etmek yakışır, şeytanın bu hileli tavrı karşısında… Galibiyetimi davama söyleyecek cesaretim olmasa da sukutum uzun sürmeyecek… Beni rezilliğin binlerce kat dibine sokan bu durum, imanıma hesap vermemi zorlaştırıyor. Galiba harcandım. Fitnenin rüzgârında, vesvesenin dalına tutunup amelime isyan ettim galiba. Umut okyanusuma kuraklık vurup, ufuk gemilerimi batırdım. Ben kendimin katiliyim… Hakka sarılıp aydınlığa koşarken; batılın karanlığına esir düştüm… İman zırhımı kuşanırken, fitne kılıcı umudumu parçaladı. Ve bulamadan kaybettim kendimi, araflarda ararken. Allah’ın vaatleri karşısında nefse yenik düştüm ve kaybettim gücümü. Beni kim yenileyecek? Bırakıp terk ettiğim, âmin demeyi bıraktığım dualarım mı? Onlar bana hırssızlığımdan dolayı küs. Ve bende inancıma sırtımı dönmüş bir vaziyette, umudum umutlu bakışlarıyla bana ellerini açmış, kibrim önüme set olmuş ve bilinmezliğin müptelasıyım şimdi… Ya benimle konuşmayan kalbim, danışmayı bırakan aklım ve söylediklerimi dinlemeyen kulaklarım ne olacak? Beni sessizliğe bırakan kelimelerimin bu tavrı ne olacak? Algılamaktan kaçışan düşüncelerim size ne oldu! Mütevaziliğimi iflasa çeken de kim! Nefsimin yakasından tutup imanımın önüne atmak istiyorum. Artık benden geçsin bu dava, paylaşsınlar ne varsa bana dair. Ruhum bedenimden ayrılana dek son bulsun bu kapışma.
Aisha Barlash