KIŞIN PAPATYA AÇAR MI ? \ Evinar Yılmaz
Giden her insana sormak istediğim o kadar çok şey var ki. Mesela sana nereye, kime, ne uğruna gittin, ne olurdu biraz daha benimle kalsaydın, biraz daha beni sevseydin, hiç mi düşünmedin, başka bir tarafa doğru yürürken hiç mi canın yanmadı? Anlamıyorum. Benimle biraz daha kalmayı, yalandan da olsa beni sevmeyi hiç mi istemedin? Git derken düşünmedin mi? Gidecek yerim olmadığını, kimselere açıklayamadığın bu sessiz terkedişinin sebebi kendine yenilmişliğin olsa gerek. Ben senin yerine kimseyi yakıştıramıyorum. Benim senden başka gidecek yerim yok. Biçare yolunu gözlüyorum. Git dediğin yerdeyim, gidemiyorum. Kaldırımlara sinmiş kokun.Ne desem değişmeyecek. Geri gelmeyeceksin ama oysa senin gülüşün geceye güneş olurdu. Şimdi gülüşün bana karın altından papatya koparmak kadar imkansız oldu. Bu akşam bir başka düştün aklıma, esen bu rüzgar kokunu harlıyor,daha çok sen kokuyor kaldırım taşları, ağaçlar, insanlar… Bir yanımda kor karanlık, bir yanımda hasret. Sabahımı gözlerinle ağırtmak istedim. Anla beni senden benden değil birkaç mevsim sonrasında kaybolacak izlerden, kışın açmayı bekleyen papatyalardan, bahsediyorum. Gel de ki geleyim izin silinmeden.