Öyle değil \ Mine Atar
Yok ya öyle değildi aslında,
Uzun uzun sevmiştim seni
Bir kez miydi yoksa?
Sanki yıllar geçmiş aradan
Belki de geçmemiştir, ne bileyim işte,
Daha dün konuşmuştuk
Daha dün ayrılıp bugün pişman olmuştuk.
Yok ya öyle değildi aslında…
Özlemiştik de ondan
Yeniden kavuşmak için küsmüştük.
Hatta sargı bezlerinin arasından sızmıştı,
Görünmez yaralarımızın kızıl nefreti.
Ne güzeldik biz.
Kızgınlığımız, öfkemiz,
Sessiz sevişmelerimiz,
Ayrı hayatlarda aynı rüyayı görmemiz.
Biz diye bir şey vardı,
Bir de ötekilerden oluşan maskemiz.
Rol gereği uymuştuk işte
Oyun bizim olmasa da,
Biri gelip yazmıştı adımızı bu senaryoya.
Yok ya, öyle değildi aslında.
Bir yerde, biri çok büyük hata yapmış olmalı.
Şehrin ortasına bir gecede konan
Bu kaçak karşılaşma,
Tesadüf olamaz…
Yapmayın Allah aşkına!
Kader diye bir şey var, tamam da…
İnandırıcı olun biraz, kandırmayın bizi.
Sahi, biz dedim değil mi?
Öyle bir şey var mıydı?
Bak yine unuttum,
Yoksa ben de mi aldatmışım kendimi? Neyse efendim, nerede kalmıştım?
Yıkılmak üzereyken kolonlar,
Altında kalmaktan korktuğumuzdan da değil hani,
Öyle izlemek için kendi kendimizin sonunu,
Şöyle kenara çekilip sessizce,
İlişmiştim zamanın bir köşesine.
Sonra baktım tek ben değilmişim.
Bir gölge daha karanlıkta,
Yaşından büyük yıkıntılar var karşısında,
Öyle dalgın, öyle sakin, öyle sessiz….
Dahası, düşmanına dost,
Dostuna düşman kesilecek kadar ıssız,
Haksız da sayılmazdı üstelik.