Peri kızı \ Ayşe TAŞDEMİR
Peri kızı
“Ne işin var senin bu mevsimde
bu ellerde, bu yaban yerde
Peri kızı!”
Periler büyülüdür derdin hep,
Peri kızı, kalbim ki kırık bu gece
ölülere, yaşayanlara,
kaçanlara, kayıplara…
ah, doldurabilir misin bu gece
bütün yitirilmişlerin yerini!
söyle peri kızı! aşk
Süveyla gibi sevilmek miydi?
Peri kızı, zifiri karanlık her yer
gökyüzü beyaza kaplanmış gecedir
mevsimler çoktan izleri sildi
hâlâ ne diye uçuyorsun uzaklara
öğrenemedin mi sensizliğin
nefessiz kalmak olduğunu
Peri kızı, binlerce isimlisin
boşluklarda süzülürken kuğu
dağ, taş, dere, çayır koşarken ceylan
kanatlanıp giderken turna sürüsü
ve gece gökte ay şavkı
Peri kızı, söyle bana, insanlar
seni sevemeyeceğimi düşünedursunlar
ben gönlümde büyütürüm hüzünlerini
Sevmek sensin, yalnızca gözlerin
gecelere yoldaş uykusuzluğum
satıra can, bir kadının parmakları, Peri kızı
Bu mevsimsiz gidişin nereye
kelebekler ölür bu vadide, ah burası
kelebeğin cellattan yürekli oluşu dünyanın
ya periler, onların da ölümü zamansız mı ?
Ah, Peri kızı! ne işin var senin benle
bak uykularımı kaçırttın yine
satır satır öldürdün beni
kış gecelerine adatmamalıydın kendini
Eylül’de kalmalıydın sen
Peri kızı sonbaharda kalmalıydın
buralarda eylül ölümün diğer yarısı
Biz seninle baharı bekleyelim Peri kızı
çiçekler darılmasın gönlümüze,
ne işin var buralarda peri kızı
söyle, periler ölürken özür diler mi?
Ayşe TAŞDEMİR