Uzaktan geliyorsun \ Mine Atar
Uzaktan geliyorsun,
Tren, paslı rayları gıcırtatırken
Siren sesleri arasında,
Seni seçiyorum uzaklardan…
Nefesini getiriyor rüzgar,
Yüzüme ılık bir esinti gibi çarpıyor gülüşün.
Gözlerin sıkışmış bavullar arasında
Hamalın arkasında beliriyor ya,
Gökyüzü dağılıyor bir anda,
Sen yağıyor tüm insanlara,
Tüm insanlar sen gibi bakıyor bana,
Ama kimse görmüyor seni benden başka.
Öyle uzaktan geliyorsun ya
Vagonlardan yüzlerce sen iniyor,
Hangisi sensin hangisi ben bilmiyorum,
Hepsi sen gibi kokuyor,
Hiç bu kadar özlememiştim kimseyi,
Burnunun direği nasıl sızlarmış insanın
O an duyuyorum… Bir tren garında,
Eskimeye yüz tutmuş banklarda,
Senleri uğurluyorum her peronda,
Valizli, çantalı, sakallı, makyajlı,
El sallıyorum satırlar boyu,
Demirden canavar alıp yutarken seni,
Bekliyorum dönüş saatini…
Sonra gece on ikiyi vurunca,
Son düdük çalıyor acı bir çığlık gibi
Bu kez kendimi uğurluyorum son yolculuğa,
Çok değil,
Sabah buluşmak üzere sözleşiyoruz
Garın uzun koridorlarıyla… Her bitiş bir başlangıç adına
Yeni sebepler çıkartır yarınlara.
Ve…
Her gecenin yalnızlığında,
Işıkları yakmadan,
Seferler hazırlarım gidişli-dönüşlü,
“Sen” saatinde “Ben” şehrine kalkan…
Meraklanma sevgili,
Tüm koltuklar dolu,
Yer bırakmadım yabancı aşklara
Senden başka…